Metro, metrobüs, otobüs, vapur ya da uçak… Tanışmayan onlarca insan dar bir alanda toplanınca sabır ister istemez sınanıyor. Hele bir de kulaklıksız video izleyenler, koltuğa çantasını koyanlar ya da ağır kokulu yiyecek yiyenler olunca seyahat sınava dönüşebiliyor.

Toplu taşımanın temel kurallarını çoğumuz biliyoruz: İnenlere yol vermek, çantayı koltuğa koymamak, yürüyen merdivenin solunda durmamak ve ihtiyacı olanlara yer vermek. En azından kağıt üstünde…
Peki kuralların net olmadığı konularda ne yapmalı? Mesela sohbet etmek isteyen tanımadığımız bir yolcudan nasıl uzaklaşılır? Bacaklarını yayarak oturan biri nasıl uyarılır? Ayakları koltuğa uzatmanın kabul edilebileceği durumlar var mı? Baştan söyleyelim: Hayır.
The Guardian gazetesi toplu taşımada hayatımızı kolaylaştıracak görgü kurallarını derledi.
Koltuk nasıl kullanılmalı?
1- Yerimi kime vermeliyim?
Temel kural basit: Oturmaya sizden daha fazla ihtiyaç duyan kişiye.
Hamileler, yaşlılar, engelliler, küçük çocuk taşıyanlar, geçici bir sakatlığı bulunanlar ve ayakta zor duranlar önceliklidir. Fakat her ihtiyaç dışarıdan anlaşılamayabilir. Genç görünen birinin kronik bir hastalığı ya da görünmez bir engeli olabilir.
Bu nedenle yer teklif ederken gösterişe gerek yok. Göz teması kurup ‘‘Oturmak ister misiniz?’’ diye sormak yeterli. Karşınızdaki kabul etmezse ısrar etmeyin.
Sadece kadın olduğu için bir kadına yer verme anlayışıysa geçmişte kaldı. Mesele ihtiyaç duyulup duyulmadığı.
En önemlisi de telefondan başınızı kaldırıp çevreye bakmak. Böylece kimin zorlandığını fark edebilirsiniz.
2- Ayaklarımı koltuğa koyabilir miyim?
Hayır.
Ayakkabınızın temizliğinden eminseniz bile doğru değil. Çünkü dışarıda giydiğiniz bir ayakkabıyı, başka birinin oturacağı koltuğa koymak hijyenik değil.
Ayakkabıyı çıkarıp koltuğa uzatmak da kabul edilemez. Toplu taşıma aracı salonunuzun parçası değil, umumi bir alan.
3- Koridor tarafındaki koltuğa oturabilir miyim?
Elbette. Ama yanınızdaki cam kenarı koltuk boşsa, oturmak isteyen birinin geçmesine yardımcı olmanız gerekiyor.
Birisi yanınızdaki koltuğa geçmek istediğinde yalnızca bacaklarınızı hafifçe yana çekmek yerine mümkünse ayağa kalkın. İnsanların çantanıza, dizlerinize ya da eşyalarınıza rağmen geçmesini beklemek pek ince bir düşünce değil.
Araç boşsa ve kısa süre sonra inecekseniz koridor tarafında kalmanız sorun olmayabilir. Yine de yan koltuğun erişilebilirliğinden emin olun.
4- Arkadaşımın veya partnerimin yanına oturmak için başkasından yer değiştirmesini isteyebilir miyim?
Kibarca rica edebilirsiniz. Fakat unutmayın ki karşınızdakinin hayır deme hakkı var.
‘‘Arkadaşımla oturacağım, siz şuraya geçin’’ demekle, ‘‘Uygunsa yer değiştirmeyi düşünür müsünüz?’’ demek arasında büyük fark var.
Özellikle uçakta pencere, koridor ya da ek diz mesafesi için belirli bir koltuğu seçmiş bir yolcudan daha kötü bir koltuğa geçmesini beklemek yanlış olur. Yer değişimi ancak iki taraf için de makulse önerilmeli.
5- Araç boşaldığında yanımdaki kişiden uzak bir koltuğa geçmem kaba mı olur?
Hayır.
Kalabalık bir metro vagonu aniden boşaldığında iki yabancının dip dibe oturmaya devam etmesi zaten biraz tuhaf hissettirebilir. Daha geniş bir alana geçmek kişisel bir hakaret sayılmaz ve açıklama yapmanız da gerekmez.
6- Uçakta koltuğumu yatırabilir miyim?
Koltuk yatırılabiliyorsa elbette kullanma hakkınız var. Fakat hakkınız da olsa düşünceli davranmanız gerekir.
Örneğin yemek ve içecek servisi sırasında koltuğu yatırmayın. Önce arkanıza bakın ve koltuğu yavaşça hareket ettirin. Ani bir hareket, arkanızdaki kişinin içeceğini dökmesine ya da dizüstü bilgisayarının hasar görmesine neden olabilir.
Ayrıca kısa gündüz uçuşlarında koltuğu tamamen yatırmak mümkün olsa da her zaman gerekli olmayabilir. Ölçülü davranmak yolculuğu herkes için kolaylaştırır.
7- Çocukların araçta dolaşmasına ne kadar izin verilmeli?
Uzun bir yolculukta küçük bir çocuğun ara sıra ayağa kalkması anlaşılabilir. Hatta bazen birkaç dakika dolaşmasına izin vermek, sıkıldığı için uzun süre ağlamasından daha iyi olabilir.
Fakat çocuğun bütün vagonu oyun alanına çevirmesine, başka yolculara dokunmasına, koltuklara vurmasına ya da sürekli bağırmasına müdahale edilmeli.
Çocuğunuz size dünyanın en sevimli insanı gibi görünebilse de, başka yolcular aynı görüşte olmayabilir. Ayrıca çalışan, dinlenen, uyuyan ya da sessizce seyahat etmek isteyen insanlar mutlaka var.

Kişisel alan ve bedensel sınırlar
8- Metroda ya da otobüste tutunma direğine yaslanabilir miyim?
Araç boşsa kısa süreliğine yaslanmanız sorun olmayabilir. Ama araç kalabalıklaşınca kenara çekilmelisiniz.
Bir yolcunun bütün vücuduyla direğe yaslanması, aynı direğe tutunması gereken birkaç kişiyi tehlikeye atabilir.
9- Yanlışlıkla bir yabancıya dokunursam ne yapmalıyım?
Kalabalık toplu taşımada temas kaçınılmaz olabiliyor. Kısa bir ‘pardon’ ya da özür belirten bir jest yeterli.
Temas anlıksa ve karşıdaki yolcu fark etmemiş görünüyorsa bir açıklama yapmanıza gerek yok. Fakat birinin ayağına bastıysanız, üzerine düştüyseniz ya da dengenizi sağlamak için istemeden ona tutunduysanız mutlaka özür dileyin.
10- Kolçakları kim kullanmalı?
Öncelikle, kolçakları koldan ziyade dirseği yaslamak için kullanmak daha doğru.
Uçakta üçlü koltuk düzeninde genel kabul, ortada oturan kişinin iki kolçağı da kullanabilmesi. Pencere kenarındaki kişinin pencereye, koridor tarafındaki kişininse koridora doğru bir miktar alanı var, ortadaki yolcu bu ek alanlara sahip değil.
Otobüs ve şehirlerarası araçlardaysa kolçağı sahiplenmek yerine dirseklik gibi düşünmek daha makul. İki taraf da yalnızca dirseğini dayarsa alan paylaşılabilir.
11- Uyurken üzerime yaslanırsa yanımdaki kişiyi uyandırabilir miyim?
Evet.
Özellikle üzerinize kayıyor, size temas ediyor ya da mesela salyası üzerinize geliyorsa omzuna hafifçe dokunup uyandırabilirsiniz. Bunu sert ya da aşağılayıcı bir biçimde yapmaya gerek yok.
‘‘Pardon, biraz bu tarafa doğru kaydınız’’ demek yeterli. Muhtemelen zaten mahcup olacak.
Birini sırf horladığı için uyandırmaksa daha tartışmalı. Horlama çok rahatsız ediciyse yer değiştirmek, kulaklık takmak ya da görevliye danışmak daha uygun olabilir.
12- Çok terliyken toplu taşımaya binmek kabalık mı?
Herkesin bir yere yetişmesi gerekebiliyor ve terleyip terlememek çoğu zaman insanın elinde değil. Tabii spor salonundan çıktıktan sonra yoğun saatte toplu taşımaya binecekseniz, mümkünse duş almak ya da en azından üzerinizi değiştirmek düşünceli bir davranış.
13- Yayılarak oturan biriyle nasıl başa çıkılır?
Öncelikle aynı davranışla karşılık vermeyin. İki yolcunun alan kavgasına girmesi işleri kötüleştirebilir.
Kendi sınırınızı belli edecek biçimde oturabilir ya da dizinizle hafifçe alanınızı koruyabilirsiniz. Gerekirse doğrudan ve nazikçe bir cümle kurun: ‘‘Biraz daha toparlanabilir misiniz? Benim alanıma taşıyorsunuz.’’
Fiziksel teması artırmaktan ya da başkasının bacağını itmekten kaçının. Temel kural basit: Dizleriniz kendi koltuğunuzun sınırlarında kalmalı.
14- Toplu taşımada makyaj yapabilir miyim?
Ruj tazelemek, hafifçe pudra sürmek ya da aynada yüzünüzü kontrol etmek genellikle sorun değil.
Fakat sıfırdan makyaj yapmak, fırçaları ve ürünleri yan koltuğa sermek ya da araç hareketliyken rimel sürerek hem kendinizi hem çevrenizdekileri riske atmak doğru değil.
Toplu taşımada kişisel bakım ne kadar az yer kaplıyorsa, az koku yayıyorsa ve çevreyi az etkiliyorsa o kadar kabul edilebilir sayılıyor.
15- Saçımı tarayabilir miyim?
Mümkünse hayır.
Saç tararken dökülen tellerin diğer yolcuların üzerine ya da koltuklara düşme ihtimali var. Saç spreyi, kuru şampuan ya da parfümlü bakım ürünleri kullanmak ise kapalı alanda kesinlikle uygun değil.
16- Güneş kremi sürebilir miyim?
Zorunluysa elinize ya da yüzünüze az miktarda krem sürebilirsiniz. Ama bütün vücudunuza krem sürmek, sprey kullanmak veya çevreye yoğun koku yaymak doğru değil.
Sprey ürünler, alerjisi ya da astımı olan yolcuları olumsuz etkileyebilir. Mümkünse bu tür bakımları araca binmeden önce tamamlayın.
17- Midem bulanıyorsa ne yapmalıyım?
İlk fırsatta araçtan inin ya da varsa araçtaki tuvalete gidin.
Midenizin kötü olduğunu biliyorsanız yanınızda poşet, mendil ve su taşımak iyi olabilir. Uçakta kabin görevlilerinden, otobüsteyse bir görevliden yardım istemekten çekinmeyin.
Durumu son raddeye kadar görmezden gelmek hem sizin hem de başka yolcular için daha sorunlu olabilir.
18- Kolsuz giyindiysem yukarıdaki tutamağa uzanabilir miyim?
Güvenlik önceliklidir. Tutunmanız gerekiyorsa elbette tutunmalısınız.
Fakat kalabalık bir araçta koltuk altınızın başka bir yolcunun yüz hizasına geldiğini fark ediyorsanız, mümkünse daha alçaktaki bir direği veya başka bir tutamağı tutun.
Kişisel bakımınıza dikkat etmek de bu gibi durumlarda yalnızca sizin değil, çevrenizdekilerin konforuyla ilgili.
Yeme ve içme
19- Toplu taşımada yemek yiyebilir miyim?
Kısa ve kalabalık şehir içi yolculuklarda mümkünse yemek yemeyin. Bir şeker, atıştırmalık ya da su dışında bir şey tüketmek hem koku hem de temizlik bakımından sorun yaratabilir.
Şehirlerarası otobüs, hızlı tren, vapur ya da uçak gibi daha uzun yolculuklarda yemek yemek kabul edilebilir. Yine de ağır kokan, etrafa dökülen veya yağlı yiyeceklerden kaçının.
Döner, lahmacun, kızarmış yiyecekler, ton balığı, haşlanmış yumurta ve yoğun kokulu fast food kapalı bir araçta herkesin yolculuğunu etkileyebilir.
Portakal ve mandalina gibi kokusu hızla yayılan meyveler de sanıldığı kadar masum değil.
Yemeğinizi bitirdikten sonra çöpleri koltuk cebine, yere ya da pencere kenarına bırakmayın.
20- Sıcak içecek taşıyabilir miyim?
Kapağı güvenli biçimde kapanan bir bardak kullanıyorsanız taşıyabilirsiniz. Fakat ağzına kadar dolu, kapaksız bir çay ya da kahveyle kalabalık bir araca binmek riskli.
Ani bir frende içeceğiniz sizi veya başkasını yakabilir. İçeceği yere koymak ya da koltukta bırakmak da iyi bir fikir değil.

Ortak yaşam kuralları
21- Biletimi, kartımı veya pasaportumu önceden hazırlamalı mıyım?
Evet.
Otobüsün geldiğini, metro turnikesinden geçeceğinizi ya da pasaport kontrolüne gireceğinizi biliyorsanız kartınızı, biletinizi veya belgenizi önceden hazırlayın.
Turnikenin önüne gelip çantanızda İstanbulkart aramak arkanızda uzun bir kuyruğa neden olabilir. Bir şeyi bulmanız gerekiyorsa kenara çekilin.
Aynı kural otobüslerde QR kod ararken ya da havaalanı güvenliğinde bilgisayarı çantadan çıkarırken de geçerli.
22- Telefonda yüksek sesle konuşabilir miyim?
Mümkünse telefonda alçak sesle ve kısa konuşun.
Hoparlörde konuşmaksa neredeyse kabul edilemez. Başka yolcular konuşmalarınızı duymak zorunda değil.
Uzun ya da özel bir görüşme yapmanız gerekiyorsa araçtan inene kadar erteleyin.
Şehirlerarası bir yolculuktaysanız kimseyi rahatsız etmeyeceğiniz bir yere geçin.
İş görüşmesi, aile tartışması veya özel hayatınıza ilişkin ayrıntıları yüksek sesle paylaşmanın yalnızca görgü değil, mahremiyet açısından da sakıncalı olabilir.
23- Kulaklıksız müzik veya video dinleyebilir miyim?
Hayır.
Telefonunuzdan dizi, maç özeti, TikTok videosu, oyun ya da müzik açtığınızda çıkan ses yalnızca sizi ilgilendirmiyor. Küçük bir telefon hoparlöründen çıkan ses bile vagonda son derece rahatsız edici olabilir.
Birini uyarmanız gerekiyorsa doğrudan ama sakince, “Kulaklık kullanabilir misiniz?” diyebilirsiniz.
Veya daha yumuşak: “Sanırım telefonunuzun sesi dışarı geliyor.”
24- Pencereyi açabilir miyim?
Açmadan önce etraftaki insanlara sormak en doğrusu: “Pencereyi biraz açmamın sakıncası var mı?”
Muhtemelen sıcaktan bunalmış başka insanlar da vardır. Fakat cereyandan rahatsız, hasta veya çocuklu bir yolcu itiraz edebilir. Ortak alanlarda tek adamcılık yapmamak gerekiyor.
Aynı kural uçakta pencere perdesi, otobüste klima ve güneşlik için de geçerli.
25- Klimayı açtırmak veya kapattırmak isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz ama bütün aracın yalnızca sizin konforunuza göre ayarlanmasını beklemeyin.
Önce yakınınızdaki yolcuların da aynı sorunu yaşayıp yaşamadığını anlamaya çalışın. Ardından şoföre ya da görevliye kibarca durumu iletin.
Klimayı açtırıp beş dakika sonra kapattırmak, ardından tekrar açılmasını istemek bütün yolcular için yorucu hale gelebilir. Bunun yerine, yanınızda ince bir üst taşımak pratik bir çözüm olabilir.
26- Duraklarda veya araçlarda para isteyen birine nasıl davranmalıyım?
Para vermek tamamen kişisel tercih. İstemiyorsanız vermezsiniz.
Fakat karşınızdaki kişiyi görmezden gelmek de gerekmiyor. Kısa bir göz teması, jest ya da ‘Maalesef” demek yeterli.
Önceliğiniz her zaman güvenliğiniz olmalı.
27- Maç dönüşü arkadaşlarla tezahürat yapabilir miyiz?
Maç çıkışlarında taraftarların coşkulu olması anlaşılır. Ama bütün vagonu tezahüratlarla, küfürlerle ve koltuklara vurarak işgal etmek kabul edilemez.
Sizin eğlenceniz elbette önemli, fakat işten dönenlerin, çocuğuyla yolculuk yapanların ya da hasta insanların huzuru daha önemli.
Maç hakkında sohbet etmek başka, toplu taşıma aracını tribüne çevirmek başka.
28- Yanımdakinin telefonuna, kitabına veya mesajlarına bakabilir miyim?
Hayır.
Kalabalıkta gözünüz bir ekrana kayabilir ama bilerek birinin telefonunu ya da kitabını gözlemek yanlış.
Telefonda özel bir yazışma, sağlık bilgisi, banka işlemi veya iş belgeleri bulunabilir. Başkasının ekranına bakmamak temel bir mahremiyet kuralı.
Birinin çözdüğü bulmacada yanıtı biliyor olmanız da yardım etme hakkı vermez.
29- Çantamı boş koltuğa koyabilir miyim?
Araç boşsa kısa süreliğine koyabilirsiniz. Ama yolcu sayısı arttığında çantanızı kucağınıza ya da yere almalısınız.
Kalabalık bir araçta çantaya ayrı koltuk ayırmak, ayakta duran bir insana “Eşyam senden değerli” demeye benziyor.
Çantanızı kaldırmanız istendiğinde surat asmak ya da isteksizce hareket etmek de gereksiz. O koltuk zaten çantanız için değil.
30- Sırt çantamı sırtımda tutabilir miyim?
Kalabalık metro, metrobüs veya otobüste çantanızı sırtınızda taşımak yanlış.
Hem arkanızda kapladığınız yeri göremezsiniz, hem dönerken insanlara çarpabilirsiniz, hem de geçiş alanını kapatabilirsiniz. Çantayı çıkarıp elinizde ya da ayaklarınızın arasında tutmak daha uygun.
Özellikle metrobüs türü yoğun araçlarda böylece ciddi bir alan açabiliyor.
31- Kapının önünde durabilir miyim?
İneceğiniz durağa daha varsa kapının önünde durmayın.
Kapının ortasında durup her durakta inenlere yol vermemek, toplu taşımanın en yaygın ve en sinir bozucu davranışlarından biri. Kenara çekilmeniz mümkün değilse, kapı açıldığında kısa süreliğine inip yolcular geçtikten sonra yeniden binebilirsiniz.
Ayrıca insanların inmesine izin vermeden binmeye çalışmak hem trafiği yavaşlatıyor hem lüzumsuz bir itişmeye sebep oluyor.
32- Yürüyen merdivende nerede durmalıyım?
Yürümüyorsanız elbette sağ tarafta.
Yan yana durarak merdivendeki geçişi engellemeyin. Büyük bavulunuz varsa geçiş alanını kapatmayacak biçimde tutun.
Merdivenin sonunda aniden durup telefonunuza bakmak da arkanızdan gelenlerin size çarpmasına neden olabilir. Önce geçiş alanından, sol taraftan uzaklaşın.
33- Sefer iptal edilirse yabancılarla taksi paylaşmalı mıyım?
Paylaşabilirsiniz ama güvenlik öncelikli.
Özellikle gece tanımadığınız kişilerle aynı araca binmekten çekiniyorsanız kabul etmek zorunda değilsiniz. Veya plakayı bir yakınınızla paylaşın, mümkünse uygulamadan kayıtlı bir araç çağırın ve aracın konumunu takip edin.
Kendinizi rahat hissettiğiniz bir grupla, örneğin aynı yöne giden bir çocuklu aileyle araç paylaşmak daha farklı olabilir. Yine de sırf ücret azalacak diye içinize sinmeyen bir durumu kabul etmeyin.
34- Bir yabancı durağını kaçırmak üzere, uyandırmalı mıyım?
İneceği durağı kesinkes biliyorsanız uyandırabilirsiniz. Örneğin daha önce sohbet ettiyseniz hafifçe seslenmek nazik bir davranış.
Ama yalnızca tahmin yürütüyorsanız insanları uyandırmanıza gerek yok.
Omzuna sertçe dokunmak yerine önce seslenin. Fiziksel temas gerekiyorsa çok hafif ve kısa olsun.
35- Konuşkan bir yolcuyla sohbeti nasıl bitirebilirim?
Önce kısa kısa ve kibar yanıtlar verebilirsiniz. Sohbet etmek istemediğinizi göstermek için kitabınıza ya da telefonunuza dönebilirsiniz.
Israrla konuşmayı sürdürüyorsa açıkça söylemekte sakınca yok: “Kusura bakmayın, biraz dinlenmek istiyorum.”
Veya: “Yetiştirmem gereken bir iş var, ona bakmam lazım’’
Sohbetten kurtulmak için erken inmek ya da vagon değiştirmek zorunda değilsiniz. Kibar ama net olmak kabalık değil.
36- Biri rahatsız ediyor ya da taciz ediyorsa ne yapmalıyım?
Görgü kuralları, güvenliğin tehlikeye girdiği vakit biter.
Birisi sizi ısrarla izliyor, dokunuyor, yolunuzu kesiyor, sözlü olarak rahatsız ediyor ya da tehditkar davranıyorsa nazik olmak zorunda değilsiniz.
Mümkünse yer değiştirin, diğer yolcuların yanına geçin ve yüksek sesle “Bana dokunmayın” ya da “Beni rahatsız ediyorsunuz” diyerek çevrenin dikkatini çekin. Şoföre, güvenlik görevlisine, kabin ekibine veya istasyon personeline haber verin.
Kendinizi tehlikede hissediyorsanız acil yardım isteyin.