Sedat Başkavak: Ekmede yoklar, biçmede yoklar ama yemeye ortaklar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu yıl da tablo değişmedi. Buğday alım fiyatı açıklanmadan önce Trakya bölgesinde 18 liraya buğday alınıyordu. Ne zamanki TMO 16.5 liradan buğday alınacak dedi, buğday fiyatı 13 liraya düştü. Bugün 11-12 liraya buğdayını satan köylüler var. Gelinen noktada köylü buğdayını tüccarın dayattığı fiyattan vermek zorunda kaldı.

(…)

Köylüden 11-12 liraya topladıkları buğdayı TMO’ya yine köylünün ÇKS kaydını kullanarak 16.5 liraya satan aracı ve tüccarların haksız kazanç sağladıklarını, bunu da köylünün ÇKS üzerinden belirtiği buğday ekim alanı üzerinden teslim edeceği buğday kadarını onun adına TMO’ya teslim edilerek kilo başı 4-5 lira kazanç elde ettiği belirtiliyor. Tüccar köylüden ucuza aldığı buğdayı 4-5 lira farkla TMO’ya satıyor, ton başına 4-5 bin lira kazanıyor. Halk arasında böylesi durumları “çöpsüz üzüm” diye tarif ederler. Buğday köylünün, ÇKS köylünün, emek alın teri köylünün ama kazanan aracılar, tüccarlar, tarım ve gıda tekelleri oluyor.

Kapitalist sistemin kendi yasaları var, serbest piyasa kuralları geçerli diyorlar ama bu serbest piyasada köylü hep ürününü ucuza satıyor. Piyasa aracıya, tüccara bilcümle gıda ve tarım tekellerine serbest. Köylü ise ürününü ucuza sattığı tüccara bir de borçlanarak üretim yapar hale geliyor.

İşçinin emeğini sömüren sistem köylünün de emeğini sömürerek ayakta kalıyor. Emek verip, ter döken köylü karnını doyuramazken patronu, tüccarı, ihracatçısı servetine servet katıyor. İşçinin hakkını korumayan iktidar köylünün de hakkını korumuyor ama patronun, tüccarın çıkarı için her türlü kolaylığı sağlıyor.

Ekmede yoklar, biçmede yoklar ama yemeye ortaklar.

Sedat Başkavak’ın yazısı