İş hukuku doğduğu günden bu yana işçi ile işveren arasındaki güç dengesizliğini düzenlemeye çalıştı. Ancak son yıllarda bu ilişkinin içine üçüncü bir aktör daha girdi: Sosyal medya. Artık işveren ile çalışan arasındaki ilişki yalnızca işyerinde yaşanmıyor. Birkaç saat içinde milyonlarca kişiye ulaşabilen sosyal medya kampanyaları, televizyon yayınları ve organize hedef göstermeler, şirketlerin insan kaynakları politikalarını doğrudan etkileyebiliyor.
Bugün birçok işveren hukuki risklerden önce sosyal medya baskısını yönetmeye çalışıyor. Çünkü kimi zaman ekonomik kayıp korkusu hukuki değerlendirmelerin önüne geçebiliyor. İşte tam da burada hukuk devleti yara almaya başlıyor. Eğer iş sözleşmelerinin kaderini mahkemelerden önce sosyal medya belirlemeye başlarsa, iş hukukunun temel güvenceleri ciddi biçimde aşınır.