Yoko Ono: İçses ve İçyapı Sakıp Sabancı Müzesi'nde

AKBANK SANAT logosu ve yanında 'katkılarıyla' yazısı

Çağdaş sanatın öncü isimlerinden Yoko Ono’nun İçses ve İçyapı başlıklı sergisi, Akbank’ın desteğiyle Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, İspanya’nın León kentindeki çağdaş sanat müzesi MUSAC işbirliğiyle, Yoko Ono’nun Türkiye’de bugüne dek gerçekleşen en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor.

25 Haziran’da açılan sergi, kariyerine 1950’lerin sonlarında New York’un avangart sanat çevresinde başlayan Ono’nun yetmiş yılı aşan üretiminden kapsamlı bir seçkiye sahip. Sanatçının erken dönem talimat parçalarından kavramsal işlerine, performanstan filme, enstalasyondan izleyicinin katılımıyla tamamlanan yapıtlara uzanan 67 eser, Ono’nun farklı disiplinlere yayılan öncü pratiğini bir araya getiriyor.

Sergi adını, Yoko Ono’nun 1964’te ortaya attığı ve serginin kavramsal çerçevesini oluşturan içses ve içyapı kavramlarından alıyor. Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesi de dahil olmak üzere tüm mekânlarına yayılan sergi; hayal gücü, algı, katılım, hafıza, barış ve insanlar arası bağlar üzerine düşünmek için güçlü bir davet.

İzleyiciyi eserin parçası yapan bir deneyim

Yoko Ono: İçses ve İçyapı, kronolojik bir anlatı izlemek yerine sanatçının farklı dönem ve disiplinlerden yapıtlarını birbirleriyle diyalog içinde ele alıyor. Serginin temel referans noktalarından biri, Ono’nun 1953 ile 1964 arasında yazdığı partisyonları içeren ve talimat parçalarından oluşan Greyfurt kitabı. Dili bir mecra olarak kullanan bu işler, izleyiciden yapıtı kendi zihninde hayal etmesini, icra etmesini ya da tamamlamasını istiyor.

Bu yaklaşımı, sergi boyunca farklı biçimlerde görmek mümkün. Ono’nun yapıtları, izleyiciyi yalnızca bakan kişi olarak değil; düşünen, karar veren, katkıda bulunan bir katılımcı ve dolayısıyla deneyimin parçası olarak konumlandırıyor. Böylece sanat yapıtı, tamamlanmış bir nesne olmanın ötesine geçerek ziyaretçinin eylemiyle, düşüncesiyle ve katılımıyla ete kemiğe bürünüyor.

Sergide yer alan Daire Çizme Resmi, Çuval Parçası, Onarma Parçası, Beyaz Satranç Takımı ve Gökyüzü Merdivenleri gibi erken dönem işler, Ono’nun sanat yapıtı ile izleyici arasındaki sınırları nasıl dönüştürdüğüne dair önemli örnekler. Talimat, nesne, performans ve katılım arasında hareket eden bu yapıtlar, sanatı kolektif bir eyleme dönüştürüyor.

Serginin öne çıkan işleri

Sergide, ziyaretçiyi katılıma ve katkıda bulunmaya davet eden çok sayıda eser yer alıyor. Örneğin, ‘Kendinden Geçiş’, izleyiciyi eserin içinden geçerek sergide kendi yolunu seçmeye çağırırken, ‘Şaşırt’, şeffaf labirent yapısıyla hareket, algı ve keşif üzerinden deneyimlenen bir iş olarak öne
çıkıyor. ‘Temizlik Parçası’, kişisel sevinçler ve kederler üzerine düşünmeye davet ederken, ‘Onarma Parçası’, kırık fincan ve tabakların farklı biçimlerde onarılmasıyla izleyicinin doğrudan katılımını mümkün kılıyor.

Ono’nun barış ve ortak gelecek fikrini görünür kılan işlerinden ‘Harita Düşleme Parçası’, ziyaretçilere haritalara “IMAGINE PEACE / BARIŞI HAYAL ET” damgası basma imkânı sunuyor. ‘Dilek Ağacı’ ise sergi boyunca ziyaretçilerin kişisel dilekleriyle büyüyen katılımcı bir yapıya dönüşüyor.

Sergide ayrıca ‘Cırcır Böcekleri, Benim Annem Güzel, Yükseliş, Nehir Yatağı, Sabah Işınları, Üç Höyük, Görünmez Bayraklar ve Görünmez İnsanlar’ gibi işler de yer alıyor. Bu yapıtlar, Ono’nun hafıza, iletişim, görünürlük, barış, doğa ve insanlar arası bağlar üzerine kurduğu geniş düşünsel alanı farklı mecralarla görmemizi sağlıyor.

Atlı Köşk ve bahçeye yayılan sergi

Yoko Ono: İçses ve İçyapı, Sakıp Sabancı Müzesi’nde Galeri -2 ve Galeri -3’ün yanı sıra Atlı Köşk, Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisi ve SSM bahçesine yayılan geniş kapsamlı bir müze deneyimi de sunuyor.

Yaz ve sonbahar ayları boyunca serginin ana mekânlarından biri olan bahçede; ‘Gökyüzü Merdivenleri, Dilek Ağacı, Harita Düşleme Parçası, Görünmez Bayraklar ve Görünmez İnsanlar’ gibi yapıtlar açık hava tazeliğinde deneyimlenebiliyor. Bu işler, ‘Barışı Hayal Et, Uç, Düşle, Evet ve Yakınlarda Bir Ufuk Gördün Mü?’ gibi talimat odaklı billboard yapıtlarıyla birlikte yer alıyor.

Atlı Köşk içindeki Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu galerisinde ise ziyaretçileri Yoko Ono’nun
‘Dört Rüzgâr’ başlıklı kaligrafi serisi bekliyor.

Müzenin farklı mekânları arasında kurulan bu akış, Ono’nun sanatının ana başlıkları olan yazı, düşünce, mekân ve katılım ilişkisini anlamlı bir deneyime dönüştürüyor.

Yükseliş: Kadınlara açık bir çağrı

Serginin en çarpıcı işlerinden biri ise ‘Yükseliş’. Yoko Ono, sergide yer alan Yükseliş adlı yapıtı aracılığıyla kadınlara özel bir davette bulunuyor. Şiddet deneyimi yaşamış kadınlar, deneyimlerini anlatan yazılı bir metin ve yalnızca gözlerini gösteren bir fotoğrafla çalışmaya katkı sunabiliyor. Dünyanın her yerinden her yaştan kadına açık olan bu iletiler, sergi boyunca müzede yer alan Yükseliş enstalasyonunun bir parçası haline geliyor.

Bu çalışmanın bir parçası olmak isteyenler, posta yoluyla Sakıp Sabancı Müzesi adresine ya da e-posta yoluyla yokoono.ssm@sabanciuniv.edu adresine metin ve fotoğraflarını göndererek projeye katılabiliyor.

Çocuklara yönelik atölyeler

Sergi süresince SSM Eğitim ve Öğrenme Programları tarafından çocuklara yönelik atölyeler de gerçekleşecek. Yoko Ono’nun talimat temelli sanat anlayışından ilhamla kurgulanan atölyeler, sanatı yalnızca estetik bir deneyim olarak değil; farklı kuşakları, düşünceleri ve deneyimleri bir araya getiren ortak bir keşif ve üretim alanı olarak ele alıyor.

Katılımcıları hayal etmeye, sorgulamaya ve birlikte düşünmeye davet eden programlar; barış, iletişim, zaman, hayal gücü ve ifade biçimleri üzerine yaratıcı bir öğrenme deneyimi sunacak.

Yoko Ono’nun yetmiş yılı aşan üretimi

1933’te Tokyo’da doğan Yoko Ono, 1960’lardan günümüze çağdaş sanatın, müziğin ve performansın seyrini belirleyen öncü çalışmalarıyla tanınıyor. Japonya’da büyüyen, San Francisco ve New York’ta dönemler geçiren sanatçı, Tokyo’daki Gakushuin Üniversitesi’nin felsefe programına kabul edilen ilk kadın oldu; ardından 1953’te New York’a taşınarak Sarah Lawrence College’da öğrenimine devam etti.

Yoko Ono.

1950’lerin sonlarından itibaren New York’un sanat ve müzik çevrelerinde üretimlerini sürdüren Ono, izleyiciyi katılıma davet eden, çoğu zaman talimatlar üzerinden kurulan özgün bir sanat pratiği geliştirdi. 1960’ta Aşağı Manhattan’daki Chambers Street’te kiraladığı atölye, dönemin sanatçı ve bestecilerini bir araya getiren önemli buluşma noktalarından biri oldu.

Sanatçının yapıtları, bugüne kadar New York’taki The Museum of Modern Art, Museum of Contemporary Art Tokyo, Londra’daki Tate Modern, Berlin’deki Neue Nationalgalerie, Museum of Contemporary Art Chicago, MUSAC, The Broad ve Sakıp Sabancı Müzesi gibi dünyanın önde gelen kurumlarında düzenlenen sergilerle izleyiciyle buluştu.

Yoko Ono: İçses ve İçyapı, sanatçının yetmiş yılı aşan üretimini İstanbul’da kapsamlı bir seçkiyle bir araya getirirken, izleyiciyi sanatla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Sergiye, MUSAC işbirliğiyle hazırlanan Türkçe-İngilizce sergi kataloğu da eşlik ediyor.

Yoko Ono: İçses ve İçyapı, 25 Haziran–27 Aralık 2026 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyaret edilebilir.