Bilge Keykubat: Mutfak kapasitesi otel kapasitesinden daha stratejik bir hâle geliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu yaz Türkiye için soru “Kaç turist gelecek” değil. Asıl soru şu: Gelen milyonları, toprağa, suya ve üreticiye zarar vermeden, güvenilir biçimde nasıl besleyeceğiz? Eğer bu soruya güçlü bir cevap verebilirsek yalnızca iyi bir turizm sezonu değil, yeni nesil bir gıda ve turizm modeli de inşa etmiş olacağız.

Yaz geldi. Türkiye’nin kıyıla­rı yeniden dolmaya başladı. Nüfusun normal şartlarda taşıdı­ğı yük, birkaç hafta içinde katla­nacak. O bölgede yaşayanlar, se­zonluk çalışanlar, yerli turistler, milyonlarca yabancı ziyaretçi ay­nı anda aynı suyu kullanacak, ay­nı tedarik zincirinden beslene­cek, aynı mutfakların üretimine bağımlı olacak.

Biz kaç turist geldiğini değil, ge­len insanları güvenilir, sürdürüle­bilir ve izlenebilir bir gıda ile nasıl besleyeceğimizi düşünmeliyiz.

Turizm artık sadece bir konak­lama sektörü değil. Turizm; gide­rek büyüyen bir gıda yönetimi, su yönetimi, hikaye yönetimi, lojis­tik yönetimi meselesi. Ve belki de ilk kez, mutfak kapasitesi otel kapasitesinden daha stratejik bir hâle geliyor.

Bence uzun yıllar turizm re­kabetini yanlış okuduk. Daha büyük oteller, her şey dahil kon­septler, daha fazla açık büfe, da­ha çok ürün, daha uzun menü, daha ucuz paketler…

Oysa bugün dünya başka bir noktada ve başka bir yolda. Ar­tık mesele her şey dahil değil. Ar­tık mesele önümüze konulan her şey sürdürülebilir mi?

Bilge Keykubat’ın yazısı