Güçlü zekâya erişim giderek pahalı bir abonelik ayrıcalığına dönüşüyor. Böylece erişim üç kez filtreleniyor: pasaport, devlet izni ve bütçe.
Tüm bunlar, YZ çağında yeni bir kast sisteminin kurulduğunu ve “Dijital Soylular” sınıfının doğduğunu gösteriyor:
Çipe, enerjiye ve modele sahip devletler;
Altyapıyı yöneten teknoloji devleri;
Yüksek lisans bedellerini ödeyen kurumlar;
Sınırlı sürümlere ve düşük kotalara sıkışan geniş kitleler.
“Kast” sözcüğü sert gelebilir. Ancak erişimi gelir, kurum, ittifak ve pasaport belirlediğinde sınıf atlama kanalları daralır. Güçlü modele erken ulaşan daha hızlı öğrenir, daha çok veri üretir, daha iyi ürün geliştirir. Her tur, sonraki üstünlüğün sermayesini yaratır. Dijital soylular da bu kast sisteminden böylece doğar.
Şimdi hepimiz şaşkın bir şekilde “Hani yapay zekanın en devrimci faydası fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırması olacaktı?” diyoruz… Ve öylece kala kalıyoruz…
İşte tam da bu yüzden Türkiye’nin önceliği tek bir yerli model sloganına sıkışmamalı.