Ümit Kardaş: İnsanın en büyük davası

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dinlerin büyüsü kayboldu, ütopyalar geri çekildi, hayatın anlamı sorusunun kolektif olarak ifadesini bulacağı bir alan kalmadı. Modern insan hayatını ister para ister şöhret ya da güçle doldursun bir boşluğa düşmüş durumda.

Bir aile kurmak, iş sahibi olmak ya da siyasi bir kurtuluş vaadi bu boşluğu doldurmuyor. Modern dünyanın bilimsellik sınırları içinde kalması bu boşluğa katkı sunuyor. Bilgelik ise dışlanmış durumda. Oysa bilgi bize dünyanın ne olduğunu söyler, ne olması gerektiğini değil. Bunun sonucu olarak eve, eşyaya, mülke, şöhrete, güce bağlanmak insanı bir tür kayıtsızlığa sürüklemekte.

İnsan fani bir varlık. Sonlu olmanın yarattığı sorularla, benliğini ve özellikle tinsel yanını yok ederek ya da umutsuzluk yoluna saparak baş edemez. Tüketim hırsıyla kuşatılan insana, “niçin” sorusu kendisini dayatmakta. Anlam sorunu, modern insanın hayatında bu çelişkiyi ortaya koymakta.

Sistemin özendirdiği hırsa, açgözlülüğe, acımasızlığa, adaletsizliğe ve şiddete karşı evrensel insani değerlerde buluşmamız gerekmekte. İnsan bu mücadeleyi doğuştan getirdiği özgürlükle ve bu özgürlüğün ideleri olan gerçeklik idesi, adalet idesi, iyilik idesi, estetik-güzellik idesi, maddi âlemin ötesi-fanilik idesi ile yapabilir.

Anlamsızlık hissinin doğurduğu varoluşsal boşluk içinde insanı anlam arayışında yönlendirecek ve ona rehberlik edecek olan tek şey vicdandır. Anlamsızlık çağında yalnızca atik bir vicdanın erdemiyle insan varoluşsal boşluğun etkilerinden olan konformizme ya da totaliterliğe karşı koyabilir.Eğitimin amacı da insanın vicdanını geliştirmek olmalı. ( “Anlamsızlık Hissi” Viktor E. Frankl )

İnsanın en büyük davası bir insan olmak için ne olmak icap ettiğini bilmek. Yoksa insan bu gerçeklik yanılsaması içinde çözülüp gitmeye mahkûm.

Ümit Kardaş’ın yazısı