Faruk Bildirici: NATO zirvesinde olup bitenleri çeşitli ülkelerden gelecek gazetecilerden öğreneceğiz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

NATO Zirvesi öncesinde Ankara’da alınan önlemler, erişim engelleri, yasaklar ve gözaltıları, “sıkıyönetim” ve “olağanüstü hal” olarak nitelendiren medya kuruluşlarından biri de Aydınlık’tı. Manşetin altında “NATO için Ankara’da sıkıyönetim ilan edildi” ve “Olağanüstü hal önlemleri gibi” diye yazmışlardı.

Fakat Aydınlık, ertesi gün bu tanımlamalar nedeniyle birinci sayfadan “Düzeltme ve Özür” yayımladı: “Sıkıyönetim hukuki bir düzenlemedir ve bugünkü durumu yansıtmamaktadır.”

Elbette Ankara’da resmen ilan edilmiş bir sıkıyönetim yok. Kaldı ki, sıkıyönetim 2018’de yasalardan çıkarıldı, “olağanüstü hal” uygulaması getirildi. Ancak Ankara’daki uygulamaların “sıkıyönetim” ve “olağanüstü hal” benzetmelerini hak ettiği de ortada. 

Üstelik NATO yetkilileri, akreditasyon başvurusunu reddettikleri ANKA Haber Ajansı, BirGün, Cumhuriyet, Evrensel, Halk TV, Nefes, NOW TV, İlke TV, Medyascope, Sözcü, T24 ve YetkinReport’a yasağın gerekçesini de bildirmediler; tepkiler üzerine “ev sahibi ülkenin değerlendirmeleri”ne dayandıklarını açıklamak zorunda kaldılar.

Zirvede olup bitenleri çeşitli ülkelerden gelecek gazetecilerden öğreneceğiz artık. Siyasi iktidar, yasaklar, tutuklamalar ve engellemelerle Türkiye’deki rejimle ilgili olarak o gazetecilere yeterince fikir verdi. Umarım bu uygulamaları da sorarlar muhataplarına…

Faruk Bildirici’nin yazısı