Uzun dönemden beri dikkat çeken önemli bir unsur, Türk Lirasının görece değerli seyri ve kurdaki sınırlı dalgalanmadır. Baskılanan kur, satın alma gücünü ithalata yönlendiren bir etki yaratmaktadır. Kurda belirgin bir oynaklık olmaması ve reel anlamda değer kazanımı, ithal ürünleri görece daha cazip hale getirirken yerli üretimin rekabet gücünü sınırlayabilmektedir. Bu durum, büyümenin kompozisyonunu doğrudan etkileyen kritik bir faktördür.
Ülkemiz için temel sorun büyümenin boyutundan öte bu büyümenin ne ölçüde yatırım, teknoloji ve verimlilik üzerine inşa edildiğidir. Eğer büyüme giderek daha fazla ithal girdiye dayanırken ve kur politikası ithalatı teşvik eden bir yapı oluştururken üretim kapasitesini artıracak sermaye yatırımları zayıflıyorsa kısa vadeli büyüme rakamları, uzun vadede kalıcı refah artışına dönüşmeyebilir.
İşte fakirleştiren büyüme tartışmasının Türkiye açısından (şimdilik) düşündürdüğü en önemli nokta da budur.