Bütün bunlara rağmen, tüm zaaflarına mukabil ben Özgür Özel dönemini yeni bir CHP dönemi olarak görmekten yanayım. Bu konuyu da daha önce ele aldım. Genç ve yeni bir kadronun iş başına gelmesi, daha agresif bir muhalefetin sürdürülmesi, daha geniş bir toplumsal katılımın aranması, seçim başarısı CHP’yi nispeten farklı bir konuma taşımıştır.
Ana mesele, o dönemin tek bir ideolojik kavram üretememesi, gündelik, pragmatik, öyle olduğu için de yetersiz kalacağı muhakkak olan bir muhalefetle kendisini bağlamasıdır. İdeoloji üretmeyen bir parti ayakta kalamaz. Kalmamalı da. Özel CHP’si bu gerçeği görecek bir birikimden ve soydan gelmiyordu. Ama dediği doğrudur. Parti değil ama partinin bir dönemi kapanmıştır.
İşte bu nedenle şimdi bir kavşakta duruyor, ister CHP deyin isterse kurulacağı artık beyan olmuş yeni parti.
Yeniden bir kavşak tanımına girmenin anlamı yok. Zaten şu anda öyle bir arayış da bulunmuyor orta yerde. Kimse yeni partiyi kavramlar üstünden tanımlamak çabasında değil. Herkes fiili olarak bugün CHP tabanında bulunan kitleyi kendine çekmek kaygısını güdüyor. Özel kanadı o kitlenin bir bütün olarak kopup kendisine gelemeyeceğini biliyor. Çünkü, bugüne kadar kendisi de nostaljik, dolayısıyla apolitik, bir yaklaşımla CHP mitolojisi üretti. Şimdi kuracağı partiye bir hedef tayin edecek ve o maksadını CHP’yi teslim almak, geri almak diye tanımlayacak.