Alaattin Aktaş: Gelecek adeta ipotek altında

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Başlıktaki “akar” sözcüğünün ikinci “a”sını ve “öder” sözcüğünün “e”sini uzatarak okumanız gerekiyor. Yaptınız mı? Şimdi akar ve öder sözcükleri daha bir anlam kazanmış olmalı.

Aktığı vurgulanan, yani akan muhtemelen sizi de yıllar öncesine götürdü, bir reklam sloganıydı.

Ödenen ise borç; ödeyen de Hazine…

Hazine’nin iç borç ödemesine ilişkin son verilere baktım da gelecek adeta ipotek altında. Kımıldayacak yer kalmamış.

Hani sokak röportajlarında da çok sık görüyoruz, vatandaş kredi kartı borcunu bir başka kartla kapatıyor, tam bir kısır döngüye girmiş ve çıkması da hiç mi hiç mümkün görünmüyor ya, Hazine de adeta o durumda.

Hazine sırtını Türkiye Cumhuriyeti’ne dayamış ve elindeki limitsiz “kredi kartı” sayesinde borçlanıyor. Borç verenler nazlanıyor mu, anında faizi yükselterek yeni kaynak bulabiliyor; bu anlamda hiç sıkıntısı yok.

Ama bulunan her kaynak ve maliyetin yükselmesi gelecekteki yükü artırıyormuş, ne gam!

“Ödeme günü gelince bakarız” diye mi düşünülüyor?

Pek o düşüncede olunduğunu da sanmıyorum. Bugünün borçlananları, yarın bu borcun nasıl ödeneceğiyle hiç ilgili görünmüyor.

Herhalde “Vade gününde görevde olanlar düşünsün, yok eğer hâlâ biz görevde olursak yeniden borçlanırız, olur biter” diye yaklaşılıyor.

Alaattin Aktaş’ın yazısı