Ahmet Taşgetiren: Bence Erdoğan, canla başla Özel'in kendisinden sonra Cumhurbaşkanı olmasının toplumsal zeminini hazırlıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Peşinen söyleyeyim, “Bilal”den ya da “Berat”tan bahsetmiyorum.

Çok şaşıracaksınız ama bence Erdoğan, canla başla Özgür Özel’in kendisinden sonra Cumhurbaşkanı olmasının toplumsal zeminini hazırlıyor.

Şaşırtıcı değil mi?

Hani, Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Dünya Kupasına veda ettiğimiz bozgundan sonra “Her şerde bir hayır, her hayırda bir şer vardır. Cenab-ı Allah nasip etmedi” gibi bir lâf etmişti ve kimse de bu işteki “şer”den çıkan “hayır”ı anlamamış, sadece bozgunun sebebini “Allah’ın nasip etmemesi”ne bağlaması karşısında küçük dilini yutmuştu ya…

Neredeydi hayır, neredeydi şer?

Gelelim 18-19 Mart operasyonlarıyla İmamoğlu’nun devre dışı bırakıldığı “darbe”ye… Bu “Hayır” mıydı “Şer” miydi ve kimin için? İmamoğlu’nu bin yıllık hapis cezalarıyla yargılayarak onun siyasi hayatını bitireceklerini tasarlayanlar kendileri için “hayırlı” bir iş yaptıklarını düşünüyor olmalıydılar.

Herkes o işin arkasında Tayyip Erdoğan olduğuna inanır: İmamoğlu CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı seçildi, bütün yoklamalarda da yeniden Cumhurbaşkanı olmak isteyen Erdoğan’ı geçiyor, İstanbul’u Erdoğan’a rağmen almış, hem de ikinci defa… Yolu kesilmeli.

Diploma iptal edildi ve peşinden yolsuzluk ve dahi casusluk suçlamalarıyla tutuklama geldi. İşte orada Özgür Özel’in kader anı başladı:

CHP Genel Başkanı idi, Yargı operasyonu karşısında alacağı tavır önemliydi.

Yargı bağımsızdır”, diye bakıp, “Adaletin gerçekleşeceğine inanıyorum” deyip “yargılansın, aklansın, gelsin” tavrı sergileyebilirdi.

“Bu, Yargı eliyle gerçekleştirilen bir darbedir” dedi, “Arkadaşlarımız masumdur” dedi ve Saraçhane’den bir “Yürüyüş” başlattı.

O gün böyle söylemek zordu. İktidara yakın medya, Yargı’dan – Emniyet’ten bir şekilde elde edilmiş dosyalarla fırtına estiriyordu.

Ahmet Taşgetiren yazdı