Bir süre önce “aktif siyasete ara verdiğini” duyuran Demirtaş benim okumamla son yazısıyla döndüğünü söylüyor:
“Kıyasıya siyasi rekabet ve demokratik yarış elbette olacak, şarttır ama önce sahayı, zemini birlikte düzeltelim, sağlamlaştıralım. Sonra yeni bir toplumsal sözleşmeden demokrasi reformuna kadar, yeni siyasi ittifaklardan mücadele birliklerine kadar her şey çok daha rahat konuşulur, uzlaşılır ve çözülür. Eğer ki kimse buna yanaşmıyor veya cesaret edemiyorsa da umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin. Az kaldı…”
Burada sorularımı ve tahminleri mi sıralayayım:
– Demirtaş ‘çare biziz’ derken DEM Parti içindeki bir siyasi mücadele hattını mı yoksa bireysel yeni bir yolculuğun başlangıcını mı ima ediyor?
– ‘Az kaldı’dan kasıt yeni hattın daha belirgin duyurusu mu yoksa eylül ayında ismi de değişecek DEM Parti içinde aktif görev alacağı bir durumun haberi mi bu?
– Demirtaş önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden aday olur mu? Benim tahminim ‘evet.’ Ama DEM adayı olarak mı olur, yoksa 100 bin imza alıp kişisel adaylığını mı ilan eder orası kesin değil.
– Ancak şunu söyleyeyim; adaylaştığı takdirde ezber bozan bir çizgi izler, tüm hesapların yeniden yapılmasına neden olur.
– Ve tabii en önemlisi haksız tutukluluğunun bitişi önemli. Uygulanmayan kararların uygulanabilir hale gelmesi de uzak olmayabilir.