AKP’nin ‘yeni yargı paketinde’ ilginç bir sürpriz var: Eğer teklif yasalaşırsa, Yargıtay, ilk derece mahkemelerinin kararlarını ‘görevsizlik ve yetkisizlik’ gerekçesiyle bozamayacak.
Daha doğrusu bu tür meseleler Yargıtay’ın önüne gelemeyecek.
Bu karar istinaf mahkemelerine bırakılıyor.
Böylece yargı hızlanacak, adaletin yerini bulması çok ama çok kolaylaşacakmış.
Yargıtay’ın her yıl açıkladığı istatistikler arasında ‘görevsizlik ve yetkisizlik gerekçesiyle bozma oranı’ yok.
Ancak, bunun son derece istisnai bir durum olduğunu açıklanan istatistiklere bakarak çıkartabiliriz.
Bunlara bakınca, Yargıtay’ın bozma kararlarının çok büyük bir kısmının delil eksikliği, hatalı hukuki değerlendirme, savunma hakkının kısıtlanması veya usul kanununun esasa etkili şekilde yanlış uygulanması gibi nedenlerden kaynaklandığını görüyoruz.
Baktığım istatistikleri yanlış değerlendiriyor olabilir miyim diye kuşkuya düştüğüm için internette küçük bir arama yaptım.
Avukat Baran Doğan’ın sitesindeki bilgilere göre bozma kararlarının ezici çoğunluğu ceza davalarında hukuki değerlendirme hatası olarak öne çıkıyor.
Durum böyle olunca da huylanıyorum doğal olarak: Bozma gerekçeleri arasında son derece düşük olan bu durum için neden kanun değişiyor?
Çünkü açıklamalarına göre amaç adaletin işleyişini hızlandırmak!
Bu yoksa önümüzdeki seçimler için ‘küçük bir tedbir paketi’ mi?
‘İhtiyaç halinde’ seçim kurullarının ya da Yüksek Seçim Kurulu’nun vereceği bir kararın, yetkisiz ve görevsiz mahkemeler marifetiyle yok sayılmasının yolu mu açılmak isteniyor?
Biliyorsunuz önümüzdeki seçimde il ve ilçe seçim kurullarının başkanlığını yürütecek hakimler kıdem ile değil, kura ile belirlenecek.
Bu kanunun nasıl kullanılacağını tahmin etmek için yetkisiz mahkemelerin verdiği butlan kararlarına, il kongresi iptallerine bakmak yeterli.