Necmiye Alpay: Kalıcı barışın ne olup ne olmadığına ilişkin düşünme cesareti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Payına cehennem düşen halklardan biri de Kürtler olageldi. Siz onyıllar boyu Kürtleri yok saymışsınız, siz Türksünüz diyerek anadillerini görmezden duymazdan gelmişsiniz, gündelik söyleminiz (herhalde “siyaseten”)  “bebek katili”, “kırk bin kişinin katili” ve “terörist başı” klişelerinden aşağı düşmemiş, şimdi ise bir anda takla atar gibi Öcalan’ı “kurucu önder” ilan ediyorsunuz. Neden? Çünkü Kürt halkının oylarına ve çeşitli desteklerine ihtiyacınız var, hem iktidar bloğu, hem de ulusalcı muhalefet olarak.  

Damdan düşenin halinden damdan düşen anlarmış. Son zamanlarda CHP’ye yönelen tutuklama-kayyumlama politikalarına karşı en güçlü empatiyi kuran siyaset de DEM Parti oldu. Ne de olsa DEM Parti onyıllardır aynı politikaların mağduru olmuş bir cenahı temsil ediyor. Milliyetçi muhalefet ise, kendi tavrına güç kazandırmak için olmalı, Kürtlerin tarihini en çok görmezden gelen kesim.

Tanrım, sen bu ortamda milliyetçilere biraz empati, MHP’lilere biraz tutarlılık ve herkese kalıcı barışın ne olup ne olmadığına ilişkin düşünme cesareti bahşet… Sapere aude!

Necmiye Alpay’ın yazısı