Ürün bol olunca çiftçinin yüzünün gülmesi gerekmez mi?
Normal bir düzende evet. Ama bu hükümetin tarım düzeninde ürün bol olunca çoğu zaman üreticinin değil, alıcının eli güçleniyor. Hasat başlar başlamaz tüccar fiyatı aşağı çekiyor. Bu aslında sadece tahılda değil, bütün ürünlerde bu şekilde oluyor.
Çiftçi ise bekleyemiyor.
Çünkü mazot borçla alınmış. Gübre borçla alınmış. Tohum, ilaç, traktör bakımı, biçerdöver parası üst üste binmiş. Bankanın günü gelmiş. Evin ihtiyacı var. Üretici ürünü depoya koyup aylarca bekletecek güce sahip olmadığı için, tarladan çıkan ürünü hemen satmak zorunda kalıyor.
İşte piyasanın “serbestliği” burada başlıyor.
Serbest olan kim?
Çiftçi mi?
Hayır. Çiftçi kendi arazisinde kendi emeğiyle düzenin sömürü çarkına bağlı.
Serbest olan tüccar.
Hükümet bu yıl arpada alım fiyatını kilo başına 12 lira 75 kuruş, buğdayda ise 16 lira elli kuruş olarak açıkladı. Bu fiyat özellikle küçük üreticinin ürününün maliyetini bile karşılamıyor. Buna rağmen tüccarlar bu bedeli bile vermiyor üreticiye.
Çözüm, çiftçiyi tüccarın insafına terk etmemektir. TMO yalnız fiyat açıklayan değil, zamanında ve yeterli alım yapan bir kamu kurumu olmalıdır. Açıklanan fiyat, maliyeti ve insanca yaşam payını içermelidir. Alım merkezleri artırılmalı, randevu çilesi bitirilmeli, ödemeler geciktirilmemelidir.
Ve çiftçi yanarsa, memleketin sofrası da yanar.