Barrack, hakaret ettiğinin farkında bile değil. Bay Trump’ın ayrıntıdan hoşlanmadığı, dış siyaset alanından ise hiç hoşlanmadığı yakınen bilinmektedir. Lübnan kökenli olması ve Orta Doğu’ya ilişkin bir veya iki kitabı kısmen okumuş olması dolayısıyla Bay Barrack, Trump yönetiminde birdenbire Orta Doğu uzmanı olarak ortaya çıkmıştır.
Hazret, kıt bilgi dağarcığına dayanarak kendisini Türk devletine ve kamuoyuna nasihat edecek konumda görmektedir. Büyükelçiye göre, Ortadoğu’da Osmanlı döneminde barış hüküm sürmekteydi, bölgenin tekrar huzura kavuşması için bölgeye hizmet veren yumuşak bir monarşik sistemin ihdası faydalı olacaktır.
İmparatorluğu dağıtan gücün bölgeye gelen milliyetçilik akımı olduğu hususu sayın büyükelçinin dikkatinden kaçmıştır. Tabii, dikkatinden kaçan hususlar sadece biri bu. Daha önemlisi, Arapların Türklere fazla hayranlık duymadıkları ve eski günlere dönmeyi pek de arzulamadıklarıdır ki, bu husus da sayın büyükelçi’nin dikkatinden kaçmıştır.
Sayın büyükelçi, bu sözleriyle Türkiye Cumhuriyeti’ne, onun kurucusuna, cumhuriyetten gurur duyan vatandaşlara hakaret ettiğinin farkında bile değildir. Görevi Türkiye ve Amerika’nın yakınlaşmasına katkıda bulunmak ise, bunu yaptığı çok tartışmalıdır. Tam tersine, ülkedeki Amerikan aleyhtarlığını güçlendirmeye önemli katkılarda bulunmaktadır.
Dolayısıyla Bay Trump’tan rica edelim, bu büyükelçiyi bir an önce buralardan çeksin ve yerine ülkemize daha fazla saygı gösteren profesyonel bir diplomat atasın. İşler pek iyi yürümüyor.