Gürkan Akgüneş: Protein talebi, demografik ve ekonomik dönüşümün sonucu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Önümüzdeki yıllarda daha fazla insan, daha fazla protein talep edecek. Üstelik bu talep sadece spor salonlarından gelmeyecek. Yaşlanan nüfus, kas kaybını önlemek için daha fazla proteine ihtiyaç duyacak. GLP-1 olarak bilinen kilo verme ilaçlarını kullanan milyonlarca kişi, kilo verirken kas kaybetmemek için daha yüksek proteinli beslenme programlarına yönelecek.

Kısacası protein talebi geçici bir moda değil. Demografik ve ekonomik dönüşümün sonucu.

Asıl ilginç soru burada başlıyor. Türkiye proteini nasıl daha erişilebilir hale getirecek? Bugün kırmızı et fiyatlarını konuşuyoruz. Oysa dünyanın birçok ülkesi protein ekonomisini konuşuyor. Bezelye proteini üretimi büyüyor. Bitkisel protein izolatları milyarlarca dolarlık pazarlara dönüşüyor.

Proteinle zenginleştirilmiş ürünler marketlerde ayrı raflar oluşturuyor. Yüksek proteinli gıda pazarı önümüzdeki yıllarda 100 milyar doların üzerine çıkmaya hazırlanıyor.

Üstelik Türkiye bu yarışa sıfırdan başlamıyor. Mercimeğin, nohutun ve baklagillerin genetik merkezlerinden birinde yaşıyoruz. Dünyanın önemli tavuk üreticilerinden biriyiz. Güçlü bir süt sanayimiz var. Gıda işleme teknolojilerinde önemli bir altyapıya sahibiz. Sorun kaynak eksikliği değil. Sorun, proteini hâlâ sadece et olarak görüyor olmamız.

Gürkan Akgüneş’in yazısı