Köklü bir partiden ayrılan “yeni parti”nin başarılı olabilmesi her şeyden önce; 1) parti tabanının “ayrılığın kaçınılmaz” olduğuna, eski partinin artık “kendilerini temsil etmediğine” ikna olmasından geçiyor.
Sonra; 2) çok geniş bir seçmen kitlesinin “yeni parti” yanında yer almasına, 3) güvenilir bir liderlik ve ekip olmasına, 4) eski partinin olanaklarından yoksun olsa da geniş bir örgütlenme kapasitesine, 5) buna paralel olarak eski partinin iyice zayıf ve umut vadetmez görünmesine, 6) nihayet eski parti tabanının ötesinde çok daha geniş bir kesime dokunan mesajlar verebilmesine bağlı.
Eski parti toplumla bağını koparmışsa, içinden çıkan “yeni parti” yükselen bir toplumsal/siyasal güce dönüşüyor.
“Yeni parti”nin başarı formülünde “doğru zamanlama” kritik. Erken doğum da geç doğum da ölümcül olabiliyor!
a) Doğru zamanlama; b) gerçek bir toplumsal ihtiyaç, c) net bir kimlik, d) güvenilir liderlik, e) hızla oluşturulan güçlü ve yaygın örgütlenme f) eski partinin ötesine seslenen bir seçim stratejisi bir araya geldiğinde “yeni parti”ler olağanüstü başarılara imza atıyorlar.
“Yeni parti”leri başarıya götüren bir diğer nitelik de “ittifak kurabilme yeteneği”. Hele bizdeki gibi bir seçim söz konusuysa, kendisine siyasi ortaklar bulamayan, seçim ittifakları kuramayan ve farklı toplum kesimleriyle ilişki kuramayan bir “yeni” için başarı hayal.
Bunlar varsa maddi kaynak bulmak ve yeni iletişim olanakları yaratmak daha kolay.
Bunları konuşmak, “şu partiyle ilişkiye geçildi, burada bürolar tutuldu” gibi kulislerle yatıp kalkmaktan çok daha önemli.