Penis deyip geçmeyin: Sağlık için ne söylüyor?

Sayısız yeni araştırmaya göre penis, bir erkeğin genel sağlık düzeyinin göstergesi.

Fotoğraf: Arşiv

Erektil disfonksiyonu (sertleşme bozukluğu), sessiz bir salgın olarak tanımlayabiliriz. Birçok araştırmaya göre 40 yaş üstü yetişkin erkeklerin yarısından fazlasını etkiliyor. Fakat çok azı bunu sevdikleriyle konuşabiliyor. Konuşulduğunda da yaklaşan bir hastalığın erken uyarı işareti değil, şaka olarak geçiştiriliyor.

‘Kömür madenindeki kanarya’

Yakın zamanda bugüne kadarki araştırmaların derlendiği bir kitabın editörlüğünü yapan Roma Tor Vergata Üniversitesi’nden seksolog Emmanuele Jannini’ye göre penis, ‘kömür madenindeki kanarya’. Ona göre doktorlar, ereksiyon bozukluğunu daha iyi tarayarak erkek sağlığı için ciddi tehdit oluşturan bazı durumları çok ilerlemeden önce teşhis edebilir.

Peki alarm ne zaman çalmalı? İşte BBC’nin derlediğine göre bilmeniz gerekenler:

Tesisat sorunları

Araştırmalara göre erektil disfonksiyonun yetişkin erkeklerde küresel görülme sıklığı yüzde 3 ile yüzde 76,5 arasında.

En kapsamlı 1200 kişiyle yapılmış ve 40 yaşındaki erkeklerin yüzde 39’unun düzenli olarak belirli düzeyde iktidarsızlık yaşadığı görülmüş. Oran, 70 yaşına gelindiğinde ise yüzde 67’ye yükselmiş.

Erektil disfonksiyonu birçok açıdan aslında bir tesisat sorunu.

Peniste gevşek halde ‘korpus kavernozum (corpora cavernosa)’ adı verilen iki süngerimsi yapı bulunur. Bir erkek uyarıldığında beyin, penisin atardamarlarını çevreleyen kasların gevşemesi için sinyaller göndererek bu iki silindir yapıya kan akışı sağlar.

Genişledikçe esnemeye başlayan bu süngerimsi yapı, kanı penis dışına taşıyan toplardamarları sıkıştırarak içeride hapseder. Tıpkı havayla şişen bir balon gibi, organ genişler ve sertleşir.

Penisin damarları boyunca kan birikmesini engelleyen herhangi bir etken, erkeğin ereksiyon kapasitesini zayıflatır.

Adrenalin ve kortizol içeren stres, kan damarlarının kasılmasına yol açarak korpus kavernozumun sertleşmesini engelleyebilir. Yüksek stres ayrıca testosteron üretimine de müdahale ederek libidoyu düşürebilir ve uyarılmayı köreltebilir.

Yine de stres vücudun hayatta kalmak için kaynaklarını korumasını garantiye alır. Nitekim Janini de şöyle diyor: “Eğer ortam riskliyse, ürememek önemlidir.”

Kalp ve beyin sorunları

Erektil disfonksiyon, ‘ateroskleroz (damar sertliği)’dan da kaynaklanabilir. Bu, kan damarlarının sertleşmesi ve daralmasına yol açarak kalp hastalığı riskini arttırır.

Penisin atardamarları vücuttaki en küçük damarlardan. Genellikle işlevini ilk yitirenler onlar olur. Bu nedenle ereksiyon bozukluğu vakaları, bu tür kalp rahatsızlıklarının habercisi olabilir.

Yakın zamanda 154 bin 794 erkekle yapılan bir araştırma, erektil disfonksiyon yaşayan erkeklerin koroner kalp hastalığına yakalanma ihtimalinin yüzde 59, inme (felç) geçirme olasılığının yüzde 34 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Hatta penisin sağlıksız olmasının bilişsel gerilemenin de bir habercisi olduğuna dair bazı kanıtlar mevcut. Tayvan’daki bir araştırma erektil disfonksiyon teşhisi konan erkeklerin demansa (bunama) yakalanma ihtimalinin yüzde 68 daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Bu sonuca yedi yıllık takip süresinin ardından ulaşıldı.

Diyabetle bağlantı

Erektil disfonksiyonun takibi, diyabet (şeker hastalığı) riski altındaki kişiler için de özellikle önemli olabilir.

Şeker hastalığı iyi yönetilemediğinde sıkça görülen kan şekerindeki ani yükselmeler, fazla glukozun damar duvarlarındaki proteinlere yapışmasına neden olabilir. Bu, damarların esnekliğini kaybetmesine yol açar ki bu sürece glikasyon adı verilir.

Tıpkı aterosklerozda olduğu gibi bu durum da kanın vücutta en çok ihtiyaç duyulan bölgelere verimli bir şekilde akmasını engeller ve penisteki hassas damarlar genellikle bundan ilk etkilenenler olur.

İspanya’daki Barcelona Sant Pau Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacı Bogdan Vlacho şöyle diyor: “Diyabet ile erektil disfonksiyon arasındaki bağ çok güçlüdür. Tip 2 diyabetli erkeklerin erektil disfonksiyon olasılığı, diyabeti olmayanlara göre yaklaşık üç kat daha fazladır.”

Buna rağmen diyabet hastalarına erektil disfonksiyon taraması yapılması standart bir uygulama değil.

‘Tıbbi yardım için elinizi çabuk tutun’

Britanya’daki bir üroloji vakfı, ereksiyon sorunu yaşayan erkeklerin yarısından fazlasının utandığı için tıbbi yardımdan kaçındığını bildiriyor.

Ereksiyon problemi tedavi edilemez olmasa da uzmanlar, sorunu yaşayan erkeklerden tedavi için ellerini çabuk tutmasını istiyor.

Bilim insanları 3 boyutlu yazıcıda protez penis üretti: ‘Çalışıyor’

Dünyanın ilk ‘penis ve testis torbası’ nakli başarıyla tamamlandı

60 avroya ‘profesyonel’ penis değerlendirmesi