Gökhan Aktürk: Avustralya, bize dev aynasından bakmanın ne demek olduğunu gösterdi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kazandığımız play-off maçlarının ardından ne diyorduk? “Biz her zaman buralarda olmalıyız.” Evet, olmalıyız. Ancak rakipleri tanıyarak, güçlerini bilerek ve gerçekçi değerlendirmeler yaparak burada olmalıyız. Avustralya ve Paraguay’ı cepte görüyor, ABD’yi de sadece basketbol ve beyzboldan anlayan bir ülke olarak değerlendirdik.

Pazar sabahı oynanan maçta Avustralya, bize dev aynasından bakmanın ne demek olduğunu gösterdi. Açıkçası çok da zorlanmadılar. Teknik Direktör Tony Popoviç, maç öncesinde rakibin zaaflarını bildiklerini, gerekli önlemleri aldıklarını ve bunu sahaya yansıtmaları hâlinde taraftarlarının rahat bir maç izleyeceğini söylemişti. Nitekim söylediklerini de sahada uyguladılar.

Arda Güler bonservisi kadar değeri olmayan bir ülke takımı bize ne yapabilir?” anlayışı, aslında yıllardır peşimizi bırakmayan hastalığın bir yansıması.

Benzer tabloyu kulüp takımlarımızda da görüyoruz. Avrupa maçları öncesinde, “Biz Galatasaray’ız, Fenerbahçe’yiz, Beşiktaş’ız; Dinamo Zagreb kim, Frankfurt kim, Young Boys kim?” düşüncesine sıkça kapılıyoruz. Yıllardır zihinlerimizden çıkaramadığımız anlayış da tam olarak bu.

Gökhan Aktürk’ün yazısı