Düzene bağlı bütün siyasi partiler dolayısı ile gerektiğinde büyük sermaye için işlev gören İsviçre çakısının aletlerine dönüyorlar. Bırakın devrimci bir duruşu, programlarında özünde bir farklılık gözükmüyor.
Örneğin, kamulaştırmanın k’sına bile programında yer vermeyen CHP’nin esas rolünün kitlelerin devrimci bir kalkışmaya kaymasını engellemek olduğu anlaşılıyor. Ne laik ne emekten yana ne de emperyalizme karşı duruşu olan CHP kendisine yapılan saldırılar karşısında bile yükselen sokaklardaki kitle eylemlerini zayıflatmayı ve dikkat dağıtmayı tercih ediyor.
Her seçim döneminde CHP veya DEM’den milletvekili çıkarmak için sıraya giren sol partilerin de bir emekçi cumhuriyeti için devrimci tavır alabileceği çok şüpheli gözüküyor.
Dolayısı ile iş Cumhuriyeti ayağa dikerken Kurtuluş Programını benimseyen devrimci bir ittifakı örmeye dayanıyor.
Ne yapmak istediklerini net bir şekilde bilenler devrimlerine de Cumhuriyet’e de emekçi halkı örgütleyerek ulaşacaklar.
Devrimci bir cumhuriyetçi kimliği inşa etmek günümüzün temel meselesi olarak duruyor.