Kemal Vuraldoğan: Çok mu zor kamu bünyesinde bir 'Nafaka Müdürlüğü' kurmak? 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Elif’in 2005 yılında evlendiği yazıyor aile mahkemesi kararında. İki çocuğu olmuş bu evlilikten, kararda isimleri var ama yaşlarını bilmiyoruz. Anlaşmalı boşanma ile boşanmış taraflar. Çocukların velayeti anneye bırakılmış, baba da kendi isteğiyle ayda 7.000 TL nafaka ödemeyi kabul etmiş. Çocuk başı 3.500 TL’den 7.000 TL. Karar 2023 yılında verilmiş, toplam nafaka miktarı karar tarihine göre o dönemdeki asgari ücretin %61’ine denk geliyor.

Eylül 2023’ten Eylül 2025’e kadar nafakaları ödemiş baba. Sonra birden nafaka ödemeyi bırakmış.

Malum, memleket sosyal hukuk devleti. Mahkeme kararları uygulanmıyorsa icra daireleri ne güne duruyor?

Aylardan Haziran ve Elif 9 aydır çocuklarının nafakasını tahsil edemiyor. Karadeniz’de bir şehirde aylık 33.000 TL maaşla fabrikada çalışıyor. Ev kirası 15.000 TL. İki çocuğu da okula gidiyor. Nafakasını tahsil etmek için tüm icra işlemlerini kendisi yapıyor, icra masraflarını kendisi yatırıyor. Türkiye bir sosyal hukuk devleti. Nafakaya dair mahkeme kararı uygulanmıyor.

Adli yardım talep etsin yani icra masraflarını devlet karşılasın, baro ücretsiz avukat tahsis etsin dediğinizi duyar gibiyim. Devlet kurumlarının gözünde maaşlı çalışan olduğu için adli yardım talebinin kabul edilmeyeceğini düşünmüş ve başvurmamış.

Çok mu zor kamu bünyesinde bir “Nafaka Müdürlüğü” kurmak? Dünyanın en büyük 15-20 ekonomisinden biri olmakla övünen Türkiye, nafaka alacaklısından neden icra dairesine başvurma harcı, posta gideri alır? Amaç sosyal bir hukuk devleti olmaksa yapılması gereken basittir.

Kemal Vuraldoğan’ın yazısı