Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, dünyanın dört bir yanından sanatçıları ağırlayarak kapılarını açıyor bu akşam. 54. kez İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV), bizlere nefes alabileceğimiz bir alan yaratıyor. Yaşama alanı, sığınma alanı, direnme alanı, yaratıcılık alanı. Sevgi, aşk, tutku alanı. Yalnız bu ülkenin değil, yeryüzünün pisliklerinden, sahtekârlığından, yozluğundan, tüm kötülüklerinden arınma alanı…
Okurlarım bilir, ben bu festivale “mucize” derim. Tüm olumsuz koşullara, olanaksızlığa karşın gerçekleştirildiği için.
Hayatım boyunca darbeler gördüm, yasaklar gördüm, kitapların toplatıldığını, tiyatroların kapatıldığını, sanatçıların susturulmaya çalışıldığını gördüm. Ama aynı zamanda her seferinde bir konser salonunun ışıkları yandığında insanların yeniden doğrulduğunu da gördüm.
Elbette memleketin derdini unutmayacağız. Haksızlıkları yazacağız, hukuksuzluklara itiraz edeceğiz. Ama bu akşam bir konser salonunda ışıklar söndüğünde, ilk nota yükseldiğinde kendimize küçük bir iyilik yapacağız.
Güzelliği korumaya, umudu korumaya çalışacağız. Ve umudu koruyanlar, eninde sonunda ülkenin hafızasını da korurlar. Yani… İnsan kalma eylemimizi sürdüreceğiz.