Dış ve iç emperyal güçlerin tasarladıkları her ne olursa olsun, halkın belirleyici kesimleri sağduyuyla hareket ediyor.
Şu “doğal lider” denilen şeyin var olmadığı koşullarda halk, kendine, kendi yönelimine, taleplerine, duygu ve düşüncelerine tercüman olabilecek bir sözcü arar, bulunanı sınar, gerektiğinde öne çıkarır. Özgür Özel, böyle uzun bir dizi deneme sonucu ulaşılmış belki en iyi üçlünün temsilcisi: Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel. Üçünün de temsil ettikleri halk, CHP’yi epey aşıyor.
Üçü de halkın kendine sözcü kabul ettiği kimseler oldular, öyle de seçildiler. Şu an öyle görünüyor ki halk, yani demokrasi güçleri, ne yaptığını bilerek hareket ediyor. Tereddüt anlarında, sözcüsüne kulak veriyor ve güveniyor. Barış nedir, demokrasi nedir, elbirliğiyle öğreniyor gibiyiz. Bu yazı bitiyor. Birazdan halk, TBMM’nin dışında bırakılacak ama, sözcülerinin içeride onlar için temiz konuşmalar yapacağını bilerek kendini gösterecek.