Enver Şat: Halkın hakkı olan kaynak piyasanın malına çevrilince, şifa da sınıfsal hale geliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ne zaman ki “termal turizm” moda oldu, halkın ortak varlığı olan kaplıcalar çok yıldızlı otellerin gelir kapısına dönüştü. Dün köylünün, emekçinin, emeklinin girebildiği kaplıcalara bugün ancak parası olan girebiliyor. Sıcak su aynı sıcak su; değişen, mülkiyet ilişkisi ve işletme anlayışı. Halkın hakkı olan kaynak piyasanın malına çevrilince, şifa da sınıfsal hale geliyor.

Kaplıca suları yalnızca insanlara değil, çevresindeki doğaya da hayat veriyordu. Su kendi yolunu bulup akarken, kimyasal özelliklerine uygun bitki örtüsü oluşturmuştu. Binlerce yılda kendi habitatını yaratmıştı. Civardaki çiftçiler bu sudan nasıl yararlanılacağını, nasıl kullanılacağını yüzyılların deneyimiyle bilirdi.

Bugün ise düşük ve orta sıcaklıklı kaynaklar termal turizmle halktan koparılırken, yüksek sıcaklıklı kaynaklar da elektrik üretimi adı altında şirketlere teslim ediliyor. İkisinde de ortak sorun aynıdır: Halkın ortak varlığı olan kaynak, sermayenin kâr alanına dönüştürülmektedir.

Enver Şat’ın yazısı