Ceza kanunlarının gazetecilere bu kadar çok uygulanması kabul edilemez. Gazetecilerin haşin, acımasız, dur durak bilmeyen cezalar istenen davalarla “susturulmak” istenmesi gazeteci sorumluluğu ile bağdaşmaz. Bu tutum gazeteci ve demokrasi düşmanlığı yaratmaktır.
Gazeteci için aydınlanmamış sorunlar, araştırılmamış ve sorulmamış sorular olmamalıdır. Yetersiz çözümler, gizli kapaklı işler karanlıkta kalmamalıdır.
Kimsesizlerin sesi olabilecekler gazetecilerdir. Bu sesi kısmak amacıyla ceza davası açılamaz, gazeteciler haberlerinden dolayı yargılanamaz. Bu gerçeği çok yazmak ve gündemde tutmak gazeteciler sayesinde mümkündür.
Cezaevleri sorunların anlatılamayacak kadar çok olduğu mekanlardır.
Gazeteciler olmasaydı eğer; yoksulluk ve açlık sorgulanamaz, geçim zorluğunun nedenleri araştırılamaz, toplum tartışmalara katılamaz, insanlar sesini ve yoksulluğunu duyuramazdı.
Asıl mesele; gazetecilere haberlerinden dolayı ceza davası açılmamalıdır.
Asıl mesele; gazetecilerin tutuklanmamasıdır. Tutuklanırsa haber yapamaz, yazamaz!
Gazetecilerin tutuklanması, gazetecilerin basın özgürlüğü hakkının ihlalidir.
Gazeteciler; dayanışmayla kalın…