Gürkan Akgüneş: Buğdayın fiyatını değil, çiftçinin gelirini konuşmanın zamanı geldi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bir ton buğdayın fiyatını karşılaştırmak kolay. Ama asıl önemli olan, bir ton buğday satıldığında çiftçinin cebinde ne kaldığıdır. Türkiye’nin asıl problemi de burada başlıyor.

Çünkü üretim artarken gelir aynı hızda artmıyor. Bazen hiç artmıyor. Hatta bazı yıllarda azalıyor.

Bir akademik çalışmada Tekirdağ’da buğday üreten işletmeler incelenmiş. Sonuç oldukça çarpıcı.

100 dekar buğday eken bir işletmenin yıllık net kazancının, yıllık asgari ücret gelirinin yüzde 40 altında kaldığı görülmüş. Bu veri bile tek başına çok şey anlatıyor.

Eğer yüzlerce dönüm arazi işleyen bir çiftçi, bir asgari ücretlinin yıllık gelirine ulaşamıyorsa gençler neden çiftçi olmak istesin?

Neden köyde kalsın?

Neden toprağa yatırım yapsın?

İşte bu yüzden Türkiye’de buğday sorunu yalnızca fiyat sorunu değil.

Çiftçinin bugün sorduğu soru aslında çok basit:

“Kuraklıkta kaybediyorsam, berekette de kaybediyorsam ben hangi senaryoda kazanacağım?”

Türkiye tarımının geleceği, işte bu soruya vereceğimiz cevapta saklı.

Ve belki de artık buğdayın fiyatını değil, çiftçinin gelirini konuşmanın zamanı geldi.

Gürkan Akgüneş’in yazısı