Tütün kullanımının 'durdurulamayan' yükselişi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri tütün kullanımın artmasının önüne geçilemediğini ortaya koldu.

Türkiye Sağlık Araştırması 2025’e göre her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022’de yüzde 28,3 iken 2025’te yüzde 30,1’e yükseldi. Tütün mamulü kullanmayanların oranı aynı dönemde yüzde 68’den yüzde 66,8’e geriledi. Erkeklerin yüzde 42,9’u, kadınların yüzde 17,5’i her gün tütün mamulü kullanıyor.

Türk Toraks Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, bu verilerin mevcut tütün kontrol politikalarının yetersiz kaldığını ve özellikle gençleri koruyamadığını ortaya koyduğunu söyledi.

Türkiye’nin tütün kontrolünde bir dönem önemli başarılar elde ettiğini, ancak son yıllarda bunun sürdürülemediğini ifade eden Kılınç, Dünya Sağlık Örgütü’nün tütün kontrolü için geliştirdiği MPOWER stratejisinin etkin şekilde uygulandığı 2008-2012 döneminde toplumdaki tütün kullanım oranının yüzde 23’lere kadar düşürülebildiğini hatırlattı.

MPOWER tütün kullanımının izlenmesi, insanların tütün dumanından korunması, bırakmaya yardım edilmesi, tehlikeleri konusunda uyarılması, reklam, tanıtım ve sponsorluğa yönelik yasakların uygulanması ve tütün vergilerinin artırılması bileşenlerinden oluşuyor.

Çocukları koruyamıyoruz

Fotoğraf: AA

Ülkede uygulanan tütün kontrol politikalarının 13-15 yaş grubunu, özellikle de kız çocuklarını koruyamadığının sinyallerinin 2012’den beri alındığını belirten Kılınç, “Bugün bunun sonucunu yaşıyoruz. 13-15 yaş grubundaki kullanım oranları genel nüfusun oranlarını yakaladı. Genel popülasyonda oran yaklaşık yüzde 33 iken, 13-15 yaş grubunda yüzde 30,4 seviyesinde” dedi.

Türkiye’nin MPOWER’ı eksik uyguladığını vurgulayan profesöre göre “Bu teknik önlemler de tek başına yetmiyor. Geniş perspektiften, büyük resmi görerek müdahaleleri yapmak gerekiyor.” 

Bataklığı kurutmak gerekiyor

Sorunun kaynağına inilmesi gerektiğini vurgulayan Kılınç şunları söyledi:

“Bir bataklık var. O bataklık, tütün endüstrisi. Sivrisinek üretiyor, sıtmayı yayıyor. Biz sıtma olmuş kişileri kininle tedavi ederek bununla başa çıkamayız. Bataklığı kurutmamız gerekiyor. Tütün endüstrisinin bütün pazarlama stratejilerini yerle bir edecek topyekûn bir seferberliğe ihtiyaç var.

Yeni ürün ruhsatı vermemek, var olanları iptal etmek, üretim sırasında hiçbir katkı maddesine müsaade etmemek (mentol dâhil), katı girdi kısıtlaması yapmak, pazarlama ağını çökertmek, MPOWER’ın bileşenlerini etkili şekilde uygulamak ve sağlığın sosyal ve ekonomik belirleyicileri açısından ülkeyi güçlendirmek gerekiyor.”

Tütünün yol açtığı hastalıklar yılda 50 milyar dolara mal oluyor

Kılınç, kapalı alanlarda sigara yasağı ihlallerinin ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti. Geçmişte yüzde 30 civarında olan ihlal oranlarının bugün yüzde 60-70 seviyelerine çıktığına dikkat çekti. Başka bir ifadeyle her 10 işletmenin alt ila yedisinde sigara yasağı ihlal ediliyor.

Denetimlerin yetersiz kaldığını belirten Kılınç, tütün reklamı, promosyonu ve sponsorluklarının da çeşitli yollarla sürdürüldüğünü söyledi. Ürün çeşitliliğindeki artışın da tüketimi teşvik eden önemli bir faktör olduğunu belirten Kılınç, her yıl ortalama 11,4 yeni tütün ürününe ruhsat verildiğini kaydetti.

Kılınç, tütün kadar zararlı ve bağımlılık yapıcı olduğunu söylediği kenevirle ilgili son yasal düzenlemeleri de eleştirdi. Gerekli önlemlerin alınması halinde tütüne bağlı hastalıkların ve bunların ekonomik yükünün de azalacağını ifade etti:

“Sadece tütün kullanımı nedeniyle ortaya çıkan hastalıklara Türkiye’de yılda yaklaşık 50 milyar dolar harcanıyor. Bu çok büyük bir yük. Hem talebi hem de arzı azaltıcı önlemler birlikte uygulandığında ülke bu 50 milyar dolarlık yükten de kurtulmuş olacak.”

Bu nasıl tütünle mücadele?