Türkiye’de tütünle mücadele yıllardır sürüyor. Her sağlık bakanı ara ara mücadele stratejisi açıklıyor. Ancak çoğu ‘lafta’ kaldı, hatta tütün endüstrisi palazlandı.

Bugün Sigara Bırakma Günü. Türkiye dünyada en çok tütün tüketilen 10 ülke arasında.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Tütün Kontrolü Çalışma Grubu, Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu ve Merkez Konseyi yurttaşları tüm tütün ve tütün ürünlerini bırakmaya, siyasi iktidarı ise tütün kontrolü mücadelesini ciddiyetle yapmaya çağırdı.
Halen dünya genelinde en yaygın tütün kullanım şekli sigara. Nargile, puro, sigarillo, sarma tütünler ve son dönemde hızla yaygınlaşan elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri de diğer kullanım biçimleri. Bu ürünlerin tümü benzer oranda zararlı.
Hekimler, ortak açıklamada, tütünün her türünün sağlığa zararlı olduğunu ve tütün ürününe maruz kalmanın güvenli bir düzeyi bulunmadığını bir kez daha hatırlattı.
Türkiye’de tütün kontrolü mücadelesi yıllardır sürüyor. Her sağlık bakanı ara ara mücadele stratejilerini açıklıyor. Ancak çoğu ‘lafta’ kaldı, hatta tütün endüstrisi palazlandı.
Bu konudaki ilk kanun 1996’da yayınlandı. Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’nin onaylanmasının ardından da Türkiye’nin tütün kontrol mücadelesi hız kazandı. Ancak 2011’den sonra tütün kontrol mücadelesi durdu.
Ortak açıklamada, “Halen var olan kontrolsüz ortam devam ederse Türkiye, dumansız tütün ürünlerinin kullanımının yaygınlaştığı ve tütün şirketlerinin yeni hedefi olan kenevir içiminin de yaşandığı bir ülke haline gelecek” dendi.
Mücadele ediliyorsa bu sayılar nasıl artıyor?
Açıklamada Türkiye’nin tütün mücadelesi şöyle değerlendirildi:
Türkiye’de tütün kullanımı artıyor: 2023’te tütün ve tütün ürünü kullanım oranları erkeklerde yüzde 46,1, kadınlarda yüzde 23,6’ydı. Oysa bu oranlar 2012’de erkeklerde yüzde 35,9, kadınlarda yüzde 10,8 idi.
2024’te ülke içi satış sigara miktarı 151 milyar adet sınırına vardı. Bu değer cumhuriyet tarihinin en yüksek değeri. Öte yandan bu sadece kayıtlı sigara satışı sayısı. Makaron, sarma tütün ve kayıt dışı kaçak tütün kullanımı bu rakama dahil değil.
Tütün çeşitliliği artıyor: Piyasada bir ürünün çeşitli formlarının arttırılması o ürünün tüketiminin de artmasına yol açıyor. Bir araştırmaya göre sadece 2011 ile 2016 arasında ruhsatlı tütün ürün sayısı yüzde 99 oranında arttı.
Perakende satış noktalarında mevzuata uyulmuyor: 4207 sayılı Tütün Kontrol Kanun’un hükümleri net ama etkili ve yeterli denetimlerinin yapılmamasına bağlı olarak perakende satış noktalarında mevzuata uyum göstermemek bir kural haline geldi.
Hükümet tütün endüstrisini teşvik ediyor: Bir araştırmada Ocak 2019 – Ağustos 2022 döneminde hükümetin tütün şirketlerine 53 ayrı teşvik verildiği saptandı. Bunlar arasında KDV’den muaf tutma, vergi indirimleri, işveren sigorta primini ödeme ve gümrük vergisi muafiyetleri öne çıkıyor. Söz konusu teşvikler, hem tütün tüketiminin hem de tütün şirketlerinin kazancının artmasına neden oluyor.
Türkiye, Küresel Tütünle Mücadele Endeksi’ne göre kötü konumda: Küresel Tütün Endeksi, dünya genelinde hükümetlerin, tütün endüstrisinin halk sağlığını bozmayı amaçlayan faaliyetlerine nasıl karşılık verdiğini ortaya koyuyor. Bu endekste ülkelerin aldığı düşük puanlar, tütün endüstrisinin o ülkeye daha az müdahale edebildiğine ve hükümetlerin dirençleri nedeniyle kamu sağlığının daha iyi korunduğuna işaret ediyor. 100 ülkenin yer aldığı endekste Türkiye en kötü 15’nci sırada. Tütün endüstrisinin müdahalesi bakımından ise en kötü 8’inci ülkesi.
Tütün ürünlerinin kullanımı artsa da ulusal tütün üretici sayısı ve üretim azalıyor: Son 20 yılda tütün çiftçisinin geliri, tütün şirketlerinin üreticilere dayattığı düşük fiyat artışı nedeniyle hem enflasyonun hem de girdi fiyat artışının gerisinde kaldı ve tütün çiftçisi yoksullaştı. Neoliberal politikaların bir sonucu olarak 2002’de Türkiye’de tütün üretimi 405 bin 800 üreticiyle 159 bin 500 ton iken, 2023’te tütün üretici sayısı 44 bine, üretim de 73 bin 500 tona düştü.
Öte yandan 2004’te tütün ürünlerinde yerli tütün kullanım oranı yüzde 42 iken, bu oran 2024’te yüzde 19’a gerilemiş, ithal tütün kullanım oranı ise yüzde 81’e ulaştı.
Tütün piyasası ulusötesi yabancı şirketlere teslim edildi: 2001’den sonraki özelleştirme döneminde, tütün üretimine destek kesildi. TEKEL özelleştirildi. Tütün Fonu kaldırıldı. Bu politikalar sonucunda hem ülke genelinde tütün ürünlerinin kullanımı arttı hem de tütün ürünlerinin imalatı. Hatta yüzde 92,6 oranıyla, yabancı girişimlerinin ciro payının ülkemizde en yüksek olduğu faaliyet alanına dönüştürüldü.
Sigara bırakma polikliniklerinin altyapı eksiklikleri var: 2014’te Sağlık Bakanlığı’na bağlı 305 sigara bırakma polikliniği varken 2023’te sayı 326’ya yükseldi. Ancak özellikle büyükşehirlerde poliklinik sayısı yetersiz. Örneğin İstanbul gibi 16 milyon kişinin yaşadığı bir şehirde sadece 25 sigara bırakma polikliniği var. Öte yandan 2024’te yapılan bir araştırmada faaliyette görünüyor olmasına rağmen kimi sigara bırakma polikliniklerinin kapalı olduğu, faaliyette olan polikliniklerin yüzde 66’sının hafta içi her gün hizmet sunduğu, yarısında hemşire bulunduğu, yüzde 40’ında ise ilaç stok sorunu gözlendiği saptanmıştı.