Kılıçdaroğlu'na yakın Kuşoğlu: Devlet aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ’45 yıllık yol arkadaşı’ Bülent Kuşoğlu şunları söyledi: “Erdoğan sonrasında Türkiye’yi bir kaos, karmaşa bekliyor. Onun için de o devlet aklı, bürokratik aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre.”

Fotoğraf: T24

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki CHP 38’inci Olağan Kurultayı’nı iptal etti. Bu kararla Özgür Özel genel başkanlık görevinden alınmış, Kemal Kılıçdaroğlu da genel başkanlık görevine getirilmişti.

Kuşoğlu, T24’ten Cansu Çamlıbel’e verdiği söyleşide şunları söyledi:

* Devletin farkındalığı güzel bir şey ama topluma rağmen devlet olunmaz tabi ki. Mesela ‘İç cephenin güçlendirilmesi’ deniyor ya evet bu önemli. Ama bu söylendiğinde ben bunu devletin güçlendirilmesi olarak anlamıyorum, toplumun güçlendirilmesi olarak anlıyorum. Toplumu güçlendirmemiz lazım. Bunu yapabilecek olan parti de Cumhuriyet Halk Partisi.

‘Düşünce ayrılığı yok’

* “Partinin bir arada tutulması lazım, oturup konuşup bu konuyu çözmemiz lazım” demiştim. Şimdi de aynı kanaatteyim. Şimdi de oturup konuşarak çözülmeyecek bir şey yok. Cumhuriyet Halk Partisi’nde fikri bir ayrılık var mı sizce? Cumhuriyet Halk Partisi’nde fikri bir ayrılık yoksa, sosyolojik temelli bir ayrılık yoksa…

* Daha dün birlikte siyaset yaptığımız arkadaşlarımız bunlar. Ufak tefek şeylerde farklı düşünebiliyoruz tabii ki. Ama temelden ‘o tarafın fikri şöyle, bu tarafın fikri böyle’ diyebileceğimiz bir durum yok. Düşünce bazında bir ayrılık yok. Sosyolojik yönden de bir ayrılık var şu ana kadar teşkil edebilmiş değiliz. Peki bunlar yoksa neden ayrılıyoruz.

‘Ekrem bey meselesi siyasi’

* Ekrem bey meselesi siyasi bir mesele bir kere. Hukuki bir mesele olmaktan öte. O konuda parti olarak yapabileceğimiz Ekrem beyin yanında durmak. Onun dışında başka bir şey yok. Hep beraber tüm arkadaşlarımızın yanında durmalıyız.

* Mümkün olduğunca tabii ki o desteğimizi sürdüreceğiz belli ölçüler içerisinde. Ama Türkiye’nin bu kadar derin ekonomik problemleri varken, milli güvenlik sorunu haline gelmiş bir ekonomik kriz varken, ülkede devlet yönetimi krizdeyken, dünyanın hali ve Türkiye’ye etkileri ortadayken, bu konuları ihmal etmemiz de doğru değil. Şu andaki CHP yönetiminin Türkiye’nin sıkıntılarına, vatandaşın sorunlarına tam olarak odaklandığını söyleyemeyiz. Yani orada bir eksiklik olduğunu söyleyebiliriz.

‘Devlet aklı’

* ‘Devlet aklı’ndan ben devlette çalışanların, devlet bürokrasinin aklını anlıyorum. Bunlar isimlendirilemez. Güvenlik konularında, maliye ve hazineyi ilgilendiren konularda oturdukları koltuklar dolayısıyla, kendilerine gelen bilgiler, yaptıkları değerlendirmeler dolayısıyla bir etkileşim söz konusu oluyor ve bir akıl ortaya çıkıyor. İşte o, devlet aklı. O devlet aklının arkasında yabancının olmaması lazım, arkasında başka akılların olmaması lazım. Temiz olması lazım o akılın. Kastettiğim o. Yani böyle derin devlet gibi bir şeyi kastetmiyorum.

* Ne kadar temiz olduğunu bilmiyorum. Bir tane devlet aklı da yok zaten. Ama tarihsel gelişime bakarsak; devlet aklı Osmanlı’dan bugüne Türkiye’de hep etkili oldu. Onun için Türkiye’de devlet aklını küçümsememek lazım. Şu anda da siyaset çok zayıfladığı için, parlamento zayıfladığı için, siyasetçi zayıf olduğu için devlet aklı ön planda.

* Önce toplumun düşünülmesi lazım, milletin ve halkın düşünülmesi lazım. Devlet halk için vardır, milleti için vardır. Ama öyle bir dönem ki sanki devlet ön planda. Ama bugün bu durum sadece Türkiye için geçerli değil, diğer ülkelerde de görüyoruz benzer bir eğilimi. Demokrasilerden uzaklaşılıyor, devletler güçlenmeye çalışıyor. Ön planda ayakta kalabilmek var. Avrupa’da da böyle.

* Dikkat ediyorsanız, demokrasiden falan bahsettikleri yok, ön planda güvenlik var. Bu Türkiye’yi de etkilemiş vaziyette. Doğru değil bu. Bizde toplumun daha fazla güçlenmesi lazım çünkü bizde hep devlet güçlü olmuş. Devleti kuran o devlet aklı, bürokrasi, asker, istihbaratçı vesaire…bunlar devleti önceliyor halkı değil. Türkiye’de halk ilk defa Cumhuriyet’le beraber belli bir seviyeye ulaştı.

‘Erdoğan’dan başka kimsenin bu sistemi götürmesi mümkün değil’

* Bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi sadece Erdoğan üzerine inşa edilmiş vaziyette. Ondan başka hiç kimsenin bu rejimi, bu sistemi götürmesi mümkün değil. Dolayısıyla Erdoğan sonrasında Türkiye’yi bir kaos, karmaşa bekliyor. Onun için de o devlet aklı, bürokratik aklı bir şeyler yapmaya çalışıyor sanki kendine göre. Doğru mu yapıyor, yanlış mı yapıyor onu bilmiyoruz. Sıkıntımız orada.

* Devletin içinde mücadele var, AKP’nin içinde mücadele var, MHP’nin içinde mücadele var. Böyle bir ortamda CHP’ye bu müdahale nereden yapıldı? Hangi akıl tarafından yapıldı? Bunları da bilmemiz lazım. Onun için oturup konuşmamız lazım. Onun için diyaloga ihtiyacımız var.

‘Adayımız Özgür bey olabilir’

* Adayımız Özgür (Özel) bey de olabilir, Mansur (Yavaş) bey de olabilir, bir başkası da olabilir. CHP’de aday diğerlerine göre çok fakat bu sistem gerçek aday olması gerekenleri de ortaya çıkarmıyor maalesef. Yani şimdiki sistem sakat, bakanlar da atanmış memur gibi.

* Kamu iradesini, gücünü, parasını kullanabilen seçilmiş bazı kişiler aslında makamlar ön plana çıkabiliyor. Bunlar büyükşehir belediye başkanları oluyor genellikle. Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Adana gibi büyükşehir belediye başkanları. Bunlar ancak görülebiliyor. Çünkü istihdam kamu ile ilgili karar ve kamu gücünü kullanabilme yetkileri var. Onun haricinde kimsenin yok. Sistem büyükşehir belediye başkanlarını doğrudan aday kılıyor. O nedenle de söylediğiniz isimlerin kıymetini bilmemiz lazım.

Kılıçdaroğlu: Kul hakkı yemedim

Kılıçdaroğlu: Saray dalkavuklarına, beşli çetelere, uyuşturucu baronlarına geçit vermeyeceğiz

CHP genel merkezine Kılıçdaroğlu posteri asıldı: ‘Şimdi arınma zamanı’