İktidar mutlak butlan ile toplumun güven hissine kökünden salladı palayı.
Peki biz ne yapıyoruz? Kılıçdaroğlu’ndan sözle hınç almaya çalışıyoruz. Tarihin en zorlu liderliklerinden birini yaşayan Özgür Özel’e hâlâ akıl veriyoruz, yargı dağıtıyoruz. Mansur Yavaş’ın başkanlık seçimindeki rolünü tartışıyoruz, İmamoğlu aday nasıl olacak diye yasaya bakıyoruz, Özgür Özel aday olursa ne olur diyoruz. Bu sorular böyle bir yangın yerinin soruları mı? Pusulaya damacana resmi koyma şakası yapılalı 2 seçim geçti.
Onu yapamazlar- cümlesi parlamenter sistem ortadan kalktığından beri kadük ilan edilmeli. Her şeyi yaparlar, neyi ne zaman yapabileceklerine kafa yorup bir adım ötesini konuşmalı.
Bizim yalnızca cumhurbaşkanı adayı konuşmamız bile iktidarın kazanımı.
Ne oldu parlamenter sisteme en hızlı şekilde geçiş planlarına? Kim olacak ülkenin yeniden başbakanı? Seçim zaten belli ki bekleyerek gelecek gibi değil, gelirse de beklenen koşullarda değil.
Bağımsız sendikaların direnişleri ve öğrenci eylemleri peş peşe zaferler kazanmaya devam ediyor. Buradaki zaferleri de ranta kurban giden doğa gibi, haksız tutuklananlar gibi, bir hakkı daha elimizden almak üzere aniden Meclisten geçen yasalar gibi üç günde unutuyoruz.
O zaferler belki de asıl kutup yıldızımız. Muktedirin bize gösterdiği yere bakmak yerine artık bakılması gereken asıl yerde olup orayı parlatmalı.