Demokraside iktidarlar değişir. Bir iktidarın ülkeyi yönetmekte zorlanması, iktidarda kalabilmek için halkına baskı yapması ve dış desteğe mahkûm olması, ülkeyi yönetmekte başarısız olduğunun göstergeleridir.
Erdoğan, kendi tanımlamasıyla, “dişine göre muhalefet/rakip” aramaktadır. Kılıçdaroğlu ve onun yönetiminde bir CHP, bu tanıma uyduğunu geçmişte göstermiştir.
Erdoğan’ın Trump’a övgü dolu mesajı, CHP’ye operasyondan birkaç gün önce Trump’la yaptığı telefon görüşmesi; Fidan’ın Almanya Dışişleri bakanı ile görüşmesindeki söylemi, içeride muhalefete karşı atılacak adımlara, dış destek bulma çabası gibi görünmektedir.
1960 Demokrat Parti Tahkikat Komisyonu’nun günümüzdeki uygulaması olan CHP mutlak butlan kararı ve sonrasında ortaya çıkan gelişmeler ve görüntüler, Erdoğan’ın, sonu belli bir senaryoyu bir kez daha uygulamaya çalıştığını göstermektedir.
Halkın desteğine sahip olmayan bir iktidarın, baskı ve dış destekle sürdürülemeyeceğini gösteren, Osmanlı dahil örneklere rağmen yine o yola girilmesinin nedeni, iktidarın kaybedilmesinin verilemeyecek hesapların sorulmasına yol açacağı endişesi mi acaba?