Fatih Yaşlı: 21 Mayıs'tan sonra Türkiye siyasetinde hiçbir şey aynı olmayacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

31 Mart seçimlerinin gösterdiği üzere, iktidar yirmi yılı aşkın bir süredir elinde tuttuğu en güçlü silahı, yani sandığı kaybetmek üzere olduğunu görmüş ve “seçimsizleştirme” süreci için düğmeye basmıştır. 

Ve şimdi, 21 Mayıs 2026 itibariyle, ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayının tasfiyesinin ardından bu sefer de ana muhalefet partisi, seçimi kazanabileceği görülerek tasfiye edilmiştir. Kılıçdaroğlu’nun yönettiği CHP, bir ana muhalefet partisi değildir ve hatta artık bir parti bile değildir, tıpkı Kılıçdaroğlu gibi bir aparattır, misyonu bellidir.

Öte yandan, tasfiye edilenlerin “seçimsizleştirme” sürecini doğru kavrayıp kavramadıkları tartışmalıdır, gelmekte olanı bilerek ya da bilmeyerek okuyamamışlardır. Gezi’den yıllar sonra ilk kez 19 Mart’la birlikte açığa çıkan sokak enerjisinin sönümlendirilmesinde en az iktidar kadar sorumlulukları vardır. O enerjiyi haftalık mitinglere hapsetmişler, “yiğidim aslanım burada yatıyor” diye diye meydanlarda yiyip bitirmişlerdir.

İktidar, o enerjinin sönümlenmesini beklemiş, ekonomi yönetimiyle koordineli bir şekilde 19 Mart benzeri bir türbülansı engellemiş, “döviz fırlar, yönetemezler” muhalefetini boşa düşürmüş, kararı bilinçli bir şekilde bayram tatili öncesine denk getirmiş ve hamlesini yapmıştır. 

21 Mayıs’ın bir milat olması, yani hem Cumhuriyet’in tasfiyesinde hem de çok partili hayatın sona erdirilmesinde bir eşiğin daha aşılması, 21 Mayıs’tan sonra Türkiye siyasetinde hiçbir şeyin aynı olmayacağı anlamına gelmektedir. 

Fatih Yaşlı’nın yazısı