İran’ın sisteme entegrasyonu konusundaki yeni model, Trump’ın daha önce kullandığı “Gazze modelini” andırıyor. Trump daha önce Gazze’de yaptığının benzerini yapıp, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri angajmanını azaltıyor, maliyeti bölge ülkelerine bırakarak, ortaya çıkan yeni dengeyi ise “istikrar” olarak pazarlıyor.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde denediği, Ortadoğu’da İsrail merkezli bir güvenlik ekseni kurmaktı. Bunun için İbrahim Anlaşmaları aracılığıyla Arap dünyası bölündü. Arap ülkelerinden bir kısmı İsrail’le “ortak ittifak” kuracak kadar yakınlaştırıldı.
Ancak bu süreç, büyük ölçüde İran ve vekil güçlerinin etkisiyle yürümeyince, ABD çareyi İsrail’le birlikte İran’a saldırarak rejimi değiştirmekte gördü. İran’ın buna yönelik verdiği karşılık bölgedeki İsrail-ABD yanlısı Arap ülkelerini vurmak ve Hürmüz Boğazı’nı kapatmak oldu.
Sonuçta İran, ABD-İsrail saldırılarından büyük zarar ve yıkım görse de, taktiği işe yaradı. Tahran rejimini değiştiremeyeceğini gören Trump yönetimi – ABD’de yaklaşan kasım ara seçiminin de baskısıyla- devreye daha önce işlemiş olan “Gazze modelini” aldı.