CHP’nin seçilmiş yöneticilerinin görevden alınıp yerine partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun atanmasının ikinci günü. Ankara’da, CHP Genel Merkezi’ndeyiz.
Burası bir yanıyla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı günlerdeki Saraçhane’yi hatırlatıyor. İnsanlar hem öfkeli hem duygusal, bir yandan da garip bir dayanışma hissiyle ayakta. O günlerin “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganının yerini şimdi burada “Hain Kemal” sloganı almış durumda.
Özgür Özel, dün sabaha karşı yaptığı çağrıda demokrasiye sahip çıkmak isteyen herkesi akşam 20.30’da genel merkeze davet etmişti. Çağrısı karşılık bulmuş.
Genel Merkezin önü sendikalardan sivil toplum örgütlerine, öğrencilerden emeklilere kadar her kesimden insanla dolu.
Dinlediğim kadarıyla Özel sadece CHP’nin lideri olarak değil toplumsal muhalefetin sözcüsü gibi bir pozisyon kurmaya çalışıyor. Özellikle “Bu CHP meselesi değil, Türkiye meselesidir” vurgusu konuşmasının hep merkezinde.
Dün gece genel merkezin önünde hissedilen en güçlü duygu öfke kadar belirsizlikti. O belirsizliğin içinde bile insanlar dağılmıyor, birbirlerine tutunmaya çalışıyor.
Belki de konuşmanın ve meydanın asıl anlattığı şey tam olarak bu: Türkiye’de muhalefet artık sadece seçim kazanmak değil, birlikte ayakta kalabilmek duygusu üzerinden şekilleniyor.