Şirket’in sıklıkla duyurduğu, Yeniköy-Kemerköy santralı üretimi ile Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 2,5’inin karşılandığı olgusu, “olağanüstü bir durum” olarak kabul edilmiyor. Ne o ne de Şirket’in yöre halkına istihdam sağladığı. Esra Işık, yazının girişinde andığım röportajında, santralde çalışan köylülerinin, işlerinden olacağı korkusuyla destek veremediklerini, bunun kendilerine söylendiğini de aktarıyor.
İşinden olma tehlikesini sürekli hissederek çalışmak ve bu tehlike nedeniyle köyüne doğasına yapılanlara ses çıkaramamak sert bir sınav.
Davanın avukatı Arif Ali Cangı’nın anımsattığı gibi, bundan sonra Anayasa Mahkemesi’ndeki iptal başvurusunun nasıl sonuçlanacağı önemlidir.
Akbelen konusu, sadece orada yaşayan köylüleri değil, hepimizi ilgilendiriyor. Ormanların, zeytinliklerinin, köy yaşamının daha fazla yıkıma uğratılmamasına ihtiyacımız var. Bunun için de içinde vicdan olan bir hukuka…