Yeni bir varlık barışı düzenlemesinin gelmekte olduğu kamuoyu ile paylaşıldı. Henüz, sadece yurt dışı varlıkları mı kapsayacak, bazı geçmiş düzenlemelerde olduğu gibi yurt içi varlıkları da kapsayacak mı bilmiyoruz.
Varlık barışı, özünde yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin “sorgusuz sualsiz” ekonomiye kazandırılmasıdır.
Türkiye, geçmişte Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından “Kara Paranın Aklanması ve Terörün Finansmanı” ile mücadelede stratejik eksiklikleri olduğu gerekçesiyle “Gri Liste”ye alınmıştı. 2024’te bu listeden çıkılmış olması, 2026’daki yeni düzenlemelerin çok daha hassas bir terazide tartılmasını zorunlu kılıyor.
Varlık barışları, kaynağı belirsiz paranın sisteme “aklanarak” girmesine kapı araladığı gerekçesiyle FATF tarafından “riskli” kategorisinde görülür.
Eğer yeni düzenleme, paranın kaynağını sorgulayan MASAK kriterlerini tamamen devre dışı bırakırsa, Türkiye’nin yeniden “izleme altına” alınması riski doğar. Bu da dış borçlanma maliyetlerinin artması ve yabancı sermaye girişinin zorlaşması demektir.
Varlık barışları artık bir ‘af’ mekanizması olmaktan çıkıp, Türkiye’yi küresel sermaye ve yetenekler için güvenli bir liman haline getirecek ‘stratejik bir ikamet ve yatırım modeline’ dönüşmek zorundadır.