Mine Kırkkanat’ın CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Kripto kılıç artığı” paylaşımı sorunluydu. “Kılıç artığı”, Aleviler ve azınlıkları yaftalayan, onur kırıcı bir tanımlamaydı. “Kripto” da Kılıçdaroğlu’nu aşağılayan, suçlayan, hakaret içeren bir yaklaşımdı.
Bu paylaşımına gelen tepkilerin ardından ne Kırıkkanat, krizi doğru yönetebildi ne de Cumhuriyet. Kırıkkanat’ın, en baştan iki muhatabından da özür dilemek yerine, “…Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyadına gönderme yaptığım ‘kılıç artığı’ söyleminin tarihteki katliamlarla ilgisini bilmiyordum” diyerek sadece Alevilerden özür dilemesi yetersizdi.
Cumhuriyet Yönetim Kurulu’nun açıklamasında da yayın ilkeleri anımsatıldı, ama Kırıkkanat’ın paylaşımına ilişkin açıkça tavır alınamadı.
Kırıkkanat, görüşlerini hakaret etmeden dile getirebilmeliydi. Ancak Kırıkkanat’ın hakaretleri, ona da Mahmut Övür’ün “insan artığı”, Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in de “ahlaksız, hain, gazeteci müsveddesi” demesine haklılık kazandırmaz.
Bir yazara, sözlerinden ötürü ceza soruşturması açılması da kabul edilemez.