Türkiye doğumlu politikacı Dilan Yeşilgöz’ün başında bulunduğu Hollanda Savunma Bakanlığı bünyesinde görev yapan göçmen kökenli askerlerin, ırkçılık şikayetinde bulunduktan sonra yoğun baskı gördükleri ve kariyerlerinin olumsuz etkilendiğini belirtildi.

Hollanda merkezli araştırmacı gazetecilik platformu Follow the Money’in (FTM) araştırmasına göre Mali’de görev yapan iki asker, beyaz meslektaşlarının ırkçı davranışlarını bildirmelerinin ardından kendilerinin hedef alındığını duyurdu.
Haberde Mali ve Fas kökenli askerlerin, şikayet sonrası birinin uzun süre “Hollandalı asker değil yabancı tercüman gibi” muamele gördüğü, diğerininse disiplin soruşturmasına tabi tutulduğu ve ‘potansiyel terörist’ olarak damgalandığı vurgulandı.
Hollanda Savunma Bakanlığı, 2030’a kadar personel sayısını 100 bine çıkarmayı hedeflerken özellikle göçmen kökenlileri orduya katmayı amaçladığını açıklamıştı.
Fakat bakanlığın kendi raporları, ırkçılık konusunda şikayette bulunmak isteyenlerin sayısının uzun süredir düşük olduğunu ortaya koyuyor.
FTM’nin ulaştığı belgelere göre bu durumun temel nedenlerinden biri, ırkçılıkla ilgili şikayette bulunan personele sosyal ve mesleki baskılar.
Araştırma kapsamında Mali’de görev yapmış iki askerin personel dosyaları incelendi ve halen görevde olan çok sayıda göçmen kökenli askerle görüşüldü.
Haberde yer verilen askerlerden Youssouf Bah, 2008’den bu yana orduda görev yaptığını ve Mali’deki operasyonlarda tercüman olarak da çalıştığını söyledi. Fakat Bah, görev sırasında dışlandığını ve diğer askerlerle eşit muamele görmediğini söyledi.
Müslümanlar hakkında aşağılayıcı ifadeler
Benzer şekilde Fas kökenli bir başka asker olan Zaahir de görev sırasında yalnız bırakıldığını ve ayrımcılığa maruz kaldığını anlattı. Askerler, görev sırasında Afrikalılar ve Müslümanlar hakkında aşağılayıcı ifadelerin kullanıldığını, bu durumun kendilerinde güvensizlik yarattığını vurguluyor.
Gazze’deki insanlık dışı olayları eleştiren paylaşımları nedeniyle bakanlık tarafından altı yıl terfi durdurma cezası verilen Zaahir, ayrıca ‘potansiyel terörist’ olarak damgalandı.
Youssouf da, ırkçılık şikayetinin ardından daha fazla baskıya maruz kaldı. Başvuruları işleme alınmayan asker, ombudsman sayesinde terfi hakkı elde edebildi.
Zaahir, “Eğer vurulursam bana yardım ederler mi diye düşündüm” derken Bah ise şöyle konuştu: “Ölürsem beni Hollandalı asker değil Afrikalı tercüman olarak tanımlarlar.”
Resmi raporlar da benzer sorunları gösteriyor
Hollanda’da daha önce yayımlanan resmi raporlar da benzer sorunlara işaret ediyor. Hollanda Sosyal ve Kültürel Planlama Kurumu (SCP) tarafından yapılan bir araştırmada, göçmen kökenli askerlerin önemli bir bölümünün olumsuz deneyimler yaşadığı ve çoğunun bu durumu bildirmekten kaçındığı belirtilmişti.
Rapora göre şikayette bulunmanın çoğu zaman bir sonuç doğurmadığına inanılması ve olası yaptırımlar, bildirim oranlarını düşüren başlıca nedenler arasında yer alıyor.
Likayette bulunan askerlerden biri görev sonrası travma sonrası stres bozukluğu yaşarken, diğeri hakkında açılan soruşturma sonucunda altı yıl boyunca terfi alamama cezası verildi.
Askerler, orduda çifte standart uygulandığını savunurken, ırkçı davranışlarda bulunanların kariyerlerine devam edebildiğini, şikayet edenlerin ise cezalandırıldığını öne sürdü.
Savunma Bakanlığı’ysa iddialara ilişkin çalışanların sistematik olarak şikayette bulunmaktan kaçındığı yönündeki görüşü paylaşmadığını belirtti: “Çalışanların şikayet nedeniyle olumsuz muamele görmesi kabul edilemez.”
Son yıllarda işyerinde sosyal güvenliği artırmak ve şikayet mekanizmalarını iyileştirmek için adımlar atıldığı da bildirildi. Bazı askerlerse olayların münferit olmadığını ve benzer deneyimlerin yaygın olduğunu savunuyor.
Dilan Yeşilgöz hedefte: 100 bin avroluk ziyaret Hollanda siyasetini karıştırdı