JD Vance İsrail kabinesine tepkili: Kalan tek müttefikinize saldırmayın

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD-İran mutabakatını eleştiren İsrailli bakanlara “Ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım” dedi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance. Fotoğraf: AA

ABD ve İran, savaşı sonlandırmak için 15 Haziran’da anlaştı. ABD Başkanı Donald Trump bugün (18 Haziran) Fransa’daki Versay Sarayı’nda, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Tahran’daki ofisinde ‘İslamabad Mutabakat Zaptını’ imzaladı.

Beyaz Saray’da konuşan Vance, mutabakata ilişkin detayları masaya yatırırken İsrailli bazı siyasetçilerin açıklamalarına da tepki gösterdi.

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil” demişti.

‘Vatanınızı koruyan silahların üçte ikisini Amerika üretti’

Vance, diğer ülkeler gibi İsrail’in de bu anlaşmaya uymasını beklediklerini belirterek özetle şunları söyledi: 

* Netanyahu kabinesinden bazı kişilerin çıkıp anlaşmaya saldırdıklarını ve başkan Trump’a çok kişisel bir şekilde saldırdıklarını görüyoruz. Birincisi, Donald Trump şu anda tüm dünyada İsrail ulusuna sempati duyan tek devlet başkanıdır.

* Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım.

* İsrail’de ABD’yi eleştiren bazı kabine üyelerine şunu söylemek isterim: Son üç ayda, vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi.

‘Sorunun Trump olduğunu düşünenler uyanmalı’

* İsrail’in sorunu Donald Trump değildir. İsrail’de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmeli.

* Hizbullah’ın İsrail’e roket ve insansız hava araçları ile saldırmamasını bekliyoruz, aynı şekilde İsrail’in de Lübnan’da çılgın işler yapmamasını bekliyoruz.

* İsrail de diğer herkes gibi, kendileri ve tüm bölge için temelde yararlı olan bu barış sürecine saygı göstermek zorundadır. Başkanın bazen hayal kırıklığına uğramasının nedeni, anlaşmada bir atılımın eşiğindeyken birdenbire Beyrut’taki bir sivil yerleşim merkezinde büyük bir patlama meydana gelmesi ve Hizbullah’la hiçbir ilgisi olmayan birçok insanın hayatını kaybetmesidir. Bu kabul edilemez.

ABD-İran anlaşması

Arabulucu Pakistan’ın başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran’da, 28 Şubat’tan bu yana savaşan ABD ve İran’ın barış anlaşmasına vardığını duyurmuştu.

İslamabad Mutabakatı adlı anlaşmayı hem İran hem ABD tarafı doğrulamıştı.

İki tarafın ‘Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları derhal ve kalıcı olarak sona erdirdiğini ilan ettiğini’ aktaran Şerif, imzaların 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını açıklamıştı.

Peşinden Trump, Truth Social hesabından İran’la anlaşmanın tamamlandığını “Herkese tebrikler” diyerek duyurmuş ve şöyle yazmıştı:“Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz açılmasını, aynı zamanda ABD donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın.

Diğer yandan İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail, ABD’nin bir sömürgesi (tebaası) değil” demişti

İsrailli Yedioth Ahronot gazetesi de Netanyahu’nun telefonda Trump’a “Lübnan’a ilişkin maddeler bizi bağlamaz, saldırılara devam edeceğiz” dediğini yazmıştı. Gazete, haberi adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırıyordu.

Bugün (18 Haziran) Trump Fransa’daki Versay Sarayı’nda ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da Tahran’daki ofisinde ‘İslamabad Mutabakat Zaptını’ imzaladı. 19 Haziran’da İsviçre’deki programınsa akıbeti şu an için net değil.

ABD ve İran, anlaşma öncesi 10-11 Haziran’da karşılıklı saldırılar düzenlemişti.

İsrail, Lübnan’da işgal ettiği yerlerden çekilmeyecek

Kalibaf: Hürmüz Boğazı asla eski koşullarına dönmeyecek

Trump: Hürmüz’ün ücretsiz açılmasını, deniz ablukasının derhal kaldırılmasını onaylıyorum

ABD ve İran anlaştı: İmzalar 19 Haziran’da İsviçre’de