Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul 693 cinayet olduğunu belirtti, bunları aydınlatmak için gerekenlerin yapılacağını söyledi.
Dilerim ki verilen söz tutulur, faili meçhul tek bir cinayet bile kalmaz.
Öyle cinayetler var ki tetikçiler yakalanıyor ama onların arkasındaki güçlere bir türlü ulaşılamıyor.
Acaba o dosyalar da açılsa iyi olmaz mı?
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde evinin önünde arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.
Patlamanın ardından olay yerine gelen inceleme ekipleri kalıntıları çalı süpürgesiyle süpürdü.
Bu hareket “delil karartma” iddialarına yol açtı.
2000 yılında dış bağlantılı yasadışı dinci silahlı bir örgütün cinayeti işlediği gerekçesiyle açılan davada yargılananlar ve hapis cezalarına çarptırılanlar oldu.
Ancak bu olayda da, “Perde arkasında kimler vardı? Laik, demokrat, cumhuriyetçi, Atatürkçü bir yazar kimlerin emriyle öldürüldü” soruları yanıtsız kaldı.
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999’da otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetti.
Bu cinayette de dış bağlantılı yasa dışı dinci silahlı bir örgütün varlığı dikkat çekti.
Aynı yasadışı örgütün Prof. Dr. Muammer Aksoy, Prof. Dr. Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu suikastlarının de aralarında olduğu 18 olaydan sorumlu olduğu belirtildi.
Böylesine güçlü bir yasadışı örgütün tüm bağlantılarına ulaşılamadığı, esas faillerin yakalanamadığı iddiaları yıllarca gündemde kaldı, tartışıldı.