Gökçer Tahincioğlu: İlayda Zorlu'nun ölümü gibi yüzlerce dosya gerçek, etkili bir soruşturmayı bekliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Emniyet ya da istihbarat birimleri, yasal eylemlere/basın açıklamalarına katılan gençlerin ailelerini arayarak, “çocuğunuz örgüte katıldı, dağa çıkacak” gibi asılsız bilgiler veriyor; bu emniyetin uzun süredir uyguladığı bir yöntem. Üniversite öğrencisi İlayda Zorlu da bu uygulamayla karşılaştı.

Arkadaşlarının verdiği bilgiye göre, Hatay Kırıkhan’da polis olan babası sahibi bilinmeyen bir numaradan arandı.

Kızının terör örgütlerinin kucağına düştüğü, 8 Mart eyleminde yasa dışı gruplarla görüldüğü gibi asılsız bilgiler verildi.

Arkadaşlarının verdiği bilgiye göre İlayda, bu telefondan sonra babasından baskı görmeye başladığını, intihar edeceğini ya da evden kaçacağını anlatmaya başladı. Kısa süre sonra anne ve babasının İlayda’yı göğsünden vurulmuş halde evde buldukları, hastanede yaşamını kaybettiği bilgisi geldi.

Kazaysa nasıl olduğu, intiharsa kimin ve nasıl intihara yönlendirdiği, cinayetse kimin yaptığı ne derecede araştırılacak, göreceğiz

İlayda Zorlu’nun ölümü gibi yüzlerce dosya gerçek, etkili bir soruşturmayı bekliyor.

Kadın cinayetlerini, çocuk ölümlerini, kayıpları, işkencede ölümleri, her birinin yıllar süren adalet mücadelesini biliyoruz.

90’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlere ilişkin davaların nasıl sonlandırıldığını da…

Olmaz ya, belki gerçekten sadece kamuoyunun gündemine aldığı dosyalarla yetinilmez, belki sadece daha kolay dokunulabilenlerle yetinilmez, belki sadece birkaç dosyayla yetinilmez ve bu ülkede “gerçekten” olan bitenleri anlatmaya yarayan soruşturmalar yürütülebilir.

Gökçer Tahincioğlu’nun yazısı