Hediye Levent: Artık diplomasinin istihbarat ve askeri yapılarla kol kola hareket ettiği bir dönemdeyiz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Artık ülkeler arası nüfuz mücadeleleri daha açıktan ve yeni şartlara göre oluşturulmuş korkutucu bir ‘meşruiyet’ zeminine oturtuluyor. Güçlünün kazandığı, gücün de silahlanmanın önünü açtığı bir nüfuz üstünlüğü ile ölçüldüğü bir dünya oluşuyor.

Antalya Diplomasi Forumunda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir ifadesi bu açıdan oldukça çarpıcı; diplomasi geleneksel sınırlarından çıkıyor. Artık diplomasinin istihbarat ve askeri yapılarla kol kola hareket ettiği bir dönemdeyiz. Bu üç kurum her zaman dirsek temasında oldular ancak savaşta da barışta da müzakereleri askerlerin yaptığını, ülkeler arası ilişkilerin istihbaratçıların kriterlerine göre belirlendiği bir dünya düşünün!

“Soğuk Savaş yıllarında da öyleydi” diye düşünenler olabilir, ancak en azından o dönemde düşman cephelerin kendi içlerinde yani dost saydıkları ile ilişkileri daha farklıydı. Günümüzde ABD’nin NATO’dan şikayet ettiği, AB ülkeleri içinde çatlakların iyice büyüdüğü, BM’nin kolunun kanadının budandığı birçok gelişme yaşanıyor.

Peki bu gidişatla birlikte her bir ülke sınırlarına dikenli tel ve mayın döşeyip kendi içine mi kapanacak? Elbette hayır! Hele de İran savaşının yeni dönüm noktası olduğu gelişmelere bakılırsa yeni enerji rotalarının oluşturulması, enerjiden kıymetli madenlere ve gıdaya kadar her kalemde tedarik zincirlerinin aksamadan çalışmasının sağlanması ihtiyacı daha da belirginleşti.

Dünya güvenlikçi politikalara geçip silahlanma yarışını hızlandırırken zorunluluk haline gelen ekonomik ittifaklar da işte bu yeni şartlar içinde sağlanacak artık.

Hediye Levent’in yazısı