Hemen her güne kara haberlerle, karanlıkta bırakılan olaylara ilişkin yeni ve araştırılmayan iddialarla başlıyoruz.
Bütün bu dosyalarda “görevi kötüye kullanma”, “ihmal” boyutu ısrarla yok sayılıyor. Oysa Rabia Naz dosyası da dahil birçok şüpheli ölüm dosyasına bu gözle baktığınızda devletin olanaklarını kullanarak bile isteye suç işleyen, suça iştirak edenleri bulmak güç değil. Mühim olan, “aman dokunmayalım, küstürmeyelim, bizdendir” anlayışını yıkabilmek.
Aksi takdirde dosyalar bir biçimde kapatılıyor olsa da adalet duygusu oluşmuyor.
Misal Narin Güran dosyası.
Bir tane belgesel, aylarca büyük bir kalabalığa karşı bu dosyadaki çelişkileri ısrarla dile getiren üç beş kişinin haklılığını ortaya koydu.
Tatmin edici bir soruşturma ve yargılama süreci geçirilmediğini insanların nihayet öğrenebilmesini sağladı.
Oysa Güran ailesini suçlu bulan Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararı bile bunu görmek için yeterliydi.
Bizim gerçek yanıtlara ve etkili soruşturmalara ihtiyacımız var. Dosyaların kapağı, hamasetle, kamuoyu baskısıyla, görmezden gelinenlerle, öyle üzerinden geçilen gerekçelerle kapanmıyor.