Fatih Polat: DEM ile CHP'nin ortak davranma kabiliyeti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İktidar, bu süreci ortaya çıkacak seçim takvimine bağlı dinamikler ve imkanlar içinde yürütmeye devam edecektir. O süreçte de, kamuoyu araştırmalarıyla test ederek, İmralı ve DEM Parti ile görüşme sürecinde atacağı kimi adımların oy tabanında yaratacağı harekete bağlı sonuçlara göre davrandığını göreceğiz. 

İktidar, muhalefeti bölme operasyonuna önümüzdeki süreçte de medyası, yargısı, istihbarat birimleri ve her türlü yöntemle devam edecektir.

Bunun sadece DEM ile CHP’nin ortak davranma kabiliyetini yıpratmakla sınırlı kalmayıp DEM’i kendi içindeki bileşenlerle ayrıştırmaya ve güçten düşürmeyi başardıkça kendi politik beklentilerine mecbur bırakmaya dair bir politikayı daha cüretli biçimde derinleştirecektir. Kürt özgürlük hareketi, ödediği büyük bedellerle edindiği tecrübeler ışığında, iktidarın/devletin bu yalıtma ve presleme taarruzu karşısında, muhalefet dinamikleriyle ortak davranarak pozisyonu koruma yeteneği gösteremezse geriye düşme gerçeğiyle yüz yüze kalabilir.

Bu noktada, DEM’in ve Kürt özgürlük hareketinin sürece dair neredeyse tüm odaklanma düzeyini İmralı’da Öcalan’ın pozisyonunun ne olacağının sınırlarına hapsetmesi de bir başka büyük risktir.

Fatih Polat’ın yazısı