AKP grubunun Sağlık Bakanlığıyla koordineli hazırladığı, 2040’a kadar sigarayı tamamen yasaklayan yasa teklifi taslağına, sigarayla mücadele eden sivil toplum kuruluşları temkinli yaklaşıyor.
Sadece iki yıl arayla ülkede ruhsat verilen sigara ve diğer tütün ürünlerinde yaklaşık yüzde 18 ile yüzde 51.5 arasında artış var.

Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı verisine göre 31 Mart 2024’a kadar 208 sigara markasına piyasaya arz uygunluk ruhsatı verilmişken, 31 Mart 2026’ya kadar iki yılda bunlara 37 yeni marka eklendi ve toplam sayı 247’yi buldu.
Aynı dönemde yerli ve ithal puro/sigarillo, pipoluk tütün, sarmalık kıyılmış tütün mamulü, yaprak sigara kağıdı için de verilen ruhsatlar ciddi oranda arttı. Tek düşüşse nargilelik tütün mamulüyle makaronda oldu.
Hazırlanan taslağa göre 1 Ocak 2040’tan sonra tütün ürünlerini ithal eden, üreten, satışa arz eden, nakleden ve satış yapanlara 1 milyon liradan 5 milyon liraya kadar adli para cezası verilecek. Bu tarihten sonra tütün ürünlerini satın alan, bulunduran veya yolcu beraberinde getirenlereyse 50 bin liradan 250 bin liraya kadar idari para cezası kesilecek. Bu cezalar o tarihe kadar güncelleme oranıyla artacak.
Taslakta e-sigara gizlenmiş olabilir mi?
Türk Toraks Derneği 29’uncu Yıllık Kongresi’nde konuşulan konulardan biri de bu yeni düzenleme oldu.
Tütün ve ürünlerine karşı mücadele yürüten Sağlığı Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, söz konusu taslağın içinde elektronik sigarayı (e-sigara) yasallaştıran düzenlemenin gizlenmesinden endişe ettiklerini söyledi.
Sigaranın bitirilmesi için neden hemen harekete geçilmeyip 2040’a kadar beklendiğini merak ettiklerini ifade eden Dağlı, şunları söyledi:
“Kanun teklifini medyadan öğrendik. Meslek örgütlerinden, uzmanlık derneklerinden ve ilgili sivil toplum kuruluşlarından habersiz hazırlanması ve basında paylaşılan haliyle ülkemizin tütün mücadelesine ciddi zarar verme olasılığı haklı olarak kaygılandırdı.
Tehditlerin başında, Türkiye’nin taraf olduğu Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi gereği 2008’den beri 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun’da güvence altına alınan kapalı kamusal ortamlarda yüzde 100 dumansız hava sahası ilkesini kadük eden sigara içme alanları tahsisi geliyor.”
Denetim yapılmıyor, yaptırımlar uygulanmıyor
Dağlı taslağın, 4207 sayılı kanunla tütün ürünü tüketiminin yasaklandığı alan ve kurumların, denetim ve ihlal hükümlerinin yeni kanun düzenlemesi olarak sunulduğunu belirtti :
“Satış noktalarında mevcut tütün ürünü teşhir ve reklam yasaklarının giderek artan şekilde ihlal edildiği bilimsel çalışmalarla ispat edilerek gösterilmesine rağmen, gerekli denetim ve yaptırımlar uygulanmıyor.”
Söz konusu yeni nesil ürünlerin üretilmesi, ithali, satışa sunumu ve kullanımı mutlaka şimdiden yasaklanması gerektiğini vurgulayan Dağlı, “Bütün dünya gençliğinin sağlığını ciddi şekilde tehdit eden ve ülkemizde bugüne kadar üretimi ve ticareti yasak olan e-sigara, ısıtılmış tütün ürünü ve nikotin poşetlerinin tütün ürünü kapsamına dahil edilmesinin serbestleştirme anlamına geldiğini görüyor ve itiraz ediyoruz” diye konuştu.
Ruhsat verilen ürün sayısı sürekli artıyor
Sağlığı Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Efza Evrengil kongrede sermaye ve devlet ilişkisinin tütün kontrolü ve bağımlılıkla mücadelede sağlık politikalarını etkilediğini anlattı. Türkiye’de ruhsat verilen tütün ürünü sayısının her geçen yıl arttığını belirten Evrengil, “Bu artışı durduracak hiçbir hukuki, siyasi mekanizma yok. 4733 sayılı kanun tütün ürünü üretimi veya satışına üst sınır getirmiyor.
Bir diğer önemli veri tütün kullanım oranlarındaki artış. 2012-23 arasındaki 11 yılda, erkeklerde 4,6 puan, kadınlarda 10,5 puan, her iki cinste 7,7 puan artışlar var. Kadınlarda artış yüzde 80’in üzerinde.15 -29 yaş grubunda artışlar daha da çarpıcı.
Üçüncü veri iç piyasada bandrollü sigara tüketimi. Henüz tütün kontrolünün olmadığı 1980’de 57 milyar adet ile başlıyor, 20 yıl sonra 1999’da 114 milyar ile bir pik yapıyor. 4207 sayılı tütün kontrolü kanunundan sonra 1999’da başlayan yaklaşık 12 yıl süren düşüş izliyor. 2013’te 91 milyar adede iniyor. Sonraki 12 yıl boyunca tekrar yükseliyor. 2025’te 160 milyar adede ulaşıyor.”
Endüstri yeni nesil ve kenevirli ürünler için bastırıyor
Evrengil ayrıca ulusötesi tütün şirketlerinin Türkiye piyasasını genişletme talepleri olduğunu vurguladı: “Önceki dönemlerde ülkeyi dünyanın sayılı sigara üretim ve ticaret üssü haline getirenler, şimdi hem yeni nesil ürünler hem de kenevirli ürünler için de üs kurmak için bastırıyor.”