Faruk Bildirici: Gazeteci, izlediği davada yargılanan kişiye 'kalp işareti' yapamaz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gazeteci Hasan Basri Akdemir’in, TGRT’deki programda, “İmamoğlu’na soru sormak gazetecinin işi. Ama İmamoğlu’na şunu yapmak (eliyle kalp işareti yaparak) gazetecinin işi değil. Bu gazeteci işi değil” dediğini buldum.

Akdemir çok haklı, gazeteci fırsat bulduğu her yerde soru sorar. Gazeteciler, sırf soru sorduğu için suçlanamaz. Ama elbette gazeteci, izlediği davada yargılanan bir kişiye “kalp işareti” yapamaz. Gazetecilikle bağdaşmaz böyle bir tutum.

Ancak Akdemir, kalp işaretini kimin ya da kimlerin yaptığına dair de bir şey söylemiyordu programda. Ben de kendisiyle konuştum, bu işareti yapanları sordum. “Genç bir gazetecinin yaptığını, onu zor durumda bırakmamak için isim vermediğini” söyledi.

Koruma kaygısıyla teşhir etmemeyi anlıyorum. Fakat isim ve sayı vermeyince oradaki bütün muhalif gazeteciler bu işareti yapmış gibi zan altında kaldılar; buna da yol açılmaması gerekirdi.

Nitekim Sabah gazetesi, Akdemir’in sözlerini -kaynak göstermeden- kullanıp, “birtakım isimler” diyerek oradaki bütün muhalif gazetecileri, İmamoğlu’na “kalp işareti” yapan taraftarlar olarak sunuyordu haberinde. Sabah’ın yaptığı, haberinde de vurguladığı gibi “gazetecilik maskesi” ile karalama faaliyetiydi. Büyük bir haksızlıktı.

Faruk Bildirici’nin yazısı