ABD hedeflerine ulaşamazsa ne olur?
Bu durumda ortaya çıkacak tablo, klasik bir “güç kaybı”ndan daha fazlasıdır. Kısa süreli bir müdahale olarak tasarlanan savaşın uzaması, küresel üretim ağlarını ve enerji akışlarını kalıcı biçimde istikrarsızlaştırabilir. Bu da, yalnızca jeopolitik dengeleri değil, kapitalizmin son kırk yılda kurduğu birikim modelini de aşındırır.
Sonuç olarak mesele, ABD’nin kazanıp kazanmaması değil. Küresel hiyerarşiyi yeniden kurma girişiminin, bu hiyerarşinin maddi zeminini ne ölçüde tahrip ettiğidir. Bugün görünen o ki, bu süreç giderek daha fazla kendi sınırlarına çarpıyor.
Bu “büyük resmi” akılda tutarak, bunun kısa dönemli ekonomik sonuçlarına değinerek yazıyı sonlandırayım. Önümüzdeki dönemi, küresel olarak yüksek enflasyon ile düşük büyümenin kesiştiği yeni bir stagflasyonist konjonktür olarak okumak abartılı olmayacaktır.