Çok sayıda gazeteci, aylardır cezaevinde. O gazetecilerden biri de Alican Uludağ.
Uludağ, geçmiş yıllarda sosyal medyadan paylaştığı mesajları nedeniyle 20 Şubat’tan bu yana tutuklu.
Uludağ hakkında bir sosyal medya mesajı gerekçe gösterilerek, “yargı organlarını aşağıladığı” iddiasıyla Adalet Bakanlığı, birkaç saat içerisinde soruşturma izni verdi.
Meslektaşımız, dosyasına sonradan eklenen, geçmiş dönemde yazdığı sosyal medya mesajları nedeniyle “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ile suçlandı ve bu suçtan tutuklandı.
Bu suçtan dava açılabilmesi için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyor. Soruşturma iznini birkaç saatte veren bakanlık, haftalar geçmesine rağmen kovuşturma konusunda adım atmıyor. Oysa bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılması konusunda belki de en duyarlı olması gereken yer Adalet Bakanlığı.
Şimdi adliyede sorsanız Alican Uludağ’ın neden tutuklu olduğunu bilen, anımsayan kimseyi göremezsiniz.
“Şu eylemi ile şu suçu işledi” diye söyleyebilecek kimseye rastlayamazsınız.
Üstelik öğreniyoruz ki tutukluluk incelemesi sırasında hâkim, savunma hakkı bile vermeden kararını açıklamış.